Quotessence
Home / Quotes / Quote by Mehmet Murat Ildan

Quote by Mehmet Murat Ildan

Author

Mehmet Murat Ildan
Mehmet Murat Ildan

Mehmet Murat Ildan is a renowned Turkish writer born on May 16, 1965. His works span various literary forms including novels, essays, and poetry, and have gained widespread popularity among readers. more

You May Also Like

“Masallar, alışılagelmiş bir düzen içinde (gerçekte, her gün yineleyip durduğumuz birkaç devinime bile alışık olduğumuz söylenemez ya, birtakım temel olguların -kabaca da olsa- yineleneceğini düşünegelmenin yaşamı kolaylaştırır gibi olmasından başka bir dayanağı yoktur bu "alışılagelmiş"in) alışılagelmiş bir düzen içinde akıp giden yaşamın (yaşamın inişli yokuşlu akıp gittiği imgesine gereğinden çok bel bağlarız, unutmamalı) alışılagelmiş bir düzen içinde akıp giden yaşamın bir yerinde, bu düzen, bu alışılmışlık dokusunun yırtılıvermesinden ortaya çıkmıştır hep. Bilgiyi ne için kullandığını unutanlar, güçsüzlüğünü güç sananlar, sevgiyi bayatlatanlar bu dokuyu yırtarken, korku, ördüğümüz duvarların her iki yanında da, duradurur.”

“The world will brin its condemnation. They may even put their sword behind it. But we know that the highest courst has already ruled in our favor. 'If God is for us, who can be against us?' (Romans 8:31) No one successfully If they reject us, he accepts us. If they hate us, he loves us. If they imprison us, he sets our spirits free. If they afflict us, he refines us by the fire. If they kill us, he makes it a passage to paradise. They cannot defeat us. Christ has died. Christ has risen. We are alive in him. And in him there is no condemnation. We are forgiven, and we are righteous. 'And the righteous are bold as a lion.' (Proverbs 28:1)”

“O zaman anılarımızdan vaz mı geçmeliyiz?" diye söze girdi Genç Prens, çiçeğin ve arkadaşının anısı onun için çok değerli olduğundan böyle bir soru sormuş olmalıydı. "Hayır, tüm iyi anılarını ve mutluluk veren tecrübelerini, kendini yalnız hissettiğin, zorluk çektiğin anlarda sana teselli verebilmeleri için her zaman yanında taşıyabilirsin. Kaçınman gereken, sana güvence sunan geçmişe takılı kalmaktır; aksi takdirde oraya mahkûm kalabilir ve yaşadığın anın sana sunacağı tecrübeleri reddedebilirsin. Geçmiş güven verir; çünkü artık bitmiş, ölmüştür. Bazıları hayatın acı ve mutluluk dolu sınırsız olasılığını içeren öngörülemezliği yerine, ölümün güven veren sessizliğini tercih eder." Daha sonra ekledim: Anıların şimdiki anın mutluluğuna zarar verebilecekleri başka bir durum da geçmişte hissettiklerinin aynısını hissetmeye çabalamandır. Boş yere verilen bir uğraştır bu. Bir nehirden akan suyun asla aynı olmaması gibi, hayattaki durumlar da hiçbir zaman birbirinin tıpatıp aynısı olmaz. Gel gör ki geçmişteki tecrübelerin aynısını yaşamak için kendilerini onlara mahkûm etmiş o kadar fazla insan var ki... Zihinlerini hapsettikleri eski hayatları sebebiyle, belki de daha mutlu olacakları yeni hayatı yaşamak ve keyif almaktan alıkoyarlar kendilerini. Bir kez orada yemek bulduğu için, biraz daha ileride yeni bir şeyler aramak yerine, sürekli aynı yere dönerek sonunda açlıktan ölen bir hayvana benzer bu insanlar.”

“Bir gün, karşısına o güne dek gördüğü en güzel kelebek çıkmış. Kelebek o kadar farklı ve güzelmiş ki, adam onun eşsizliğinden büyülenmiş. Nereye uçsa, adam da peşinden tam bir sarhoşluk içinde onu izliyormuş… Kelebek, başta korktuğu için kaçıyormuş adamdan. Bir süre sonra anlamış ki adamın derdi ona zarar vermek değil. Güzelliğine duyduğu hayranlık yüzünden geliyor arkasından. Ama kelebek bu işte, korkak! “Son bir kez daha uçayım da, emin olayım bunun niyetinden…" demiş. Kanatlanır kanatlanmaz dönüp arkasına bakmış. Bir de ne görsün? Adam bir uçurumdan aşağı yuvarlanmıyor mu! Üzüntü içinde bir çiçeğin üzerine atmış kendini kelebek, bir daha göremeyeceği büyük hayranı için gözyaşları dökerek... “Sonuçta üç gün değil mi ömür?" demiş kendi kendine, "Ölümüne korkacağıma, ölümüne sevseydim ya!”