“Dünya halen aynıydı. Halen coğrafyalara kaos hakimdi. Her yerde savaş, her yerde ölüm nidaları, tehditler, yas ve ağıtlar yükseliyordu. İnsan her şeyi öğreniyordu ama bir tek barış içinde yaşamayı öğrenemiyordu.” DünyaYaşamöLümSavaşBarışKaosYasAğıtTehditCoğrafya Book:Yalnızlaşan İnsan Source: Yalnızlaşan İnsan
“Coğrafya dediğin, dağ, taş, dere, tepe, orman, deniz değildir sadece: Hem topraklarının üstünde yaşamış tüm uygarlıklardan sana kalanlardır, hem de o topraklar üstünde yaşayanlara ve yaşayacaklara o toprakların vaat ettiği her şeydir… Coğrafya fikirdir, ilhamdır, birikimdir, aktarımdır, niyettir: İskenderiye Kütüphanesi’ni yakıp yıkanların yolundan mı yürüyeceksin yoksa Bergama Kütüphanesi’ni yapanların mı? Milattan önce 28 Mayıs 585’teki güneş tutulmasını yıllar öncesinden günü gününe bilen Miletli Thales’in de torunu musun; yoksa, İstanbul’daki Takiyüddin'in Rasathanesi’ni yerle bir etmişlerin torunuyum diye ortalarda dolaşmak huyun mu? Sokağın ve felsefenin müşterek sorusudur 'Sen kimsin?'. Geçtiğin her yolun toplamı sensin; geçeceğin her yol da sana benzeyecek. Çünkü coğrafya dediğin kader değil, karardır… Bu demde karar senindir.” YolNiyetKimlikKarar VermekBirikimCoğrafyaCoğrafya KaderdirSen KimsinCoğrafya Karardır Book:Babam Beni Şahdamarımdan Öptü Source: Babam Beni Şahdamarımdan Öptü
“Ona göre coğrafya kader ise bu kötü kaderi gelecek nesiller için iyi bir kadere dönüştürmeli ve insanlığı bir üst seviyeye taşıyacak merdiven basamağı olmalıydık.” InsanlıkGelecekKaderçAbaCoğrafyaKuşakNesilUğraş Book:Yalnızlaşan İnsan Source: Yalnızlaşan İnsan