Quotessence
Home / Topics / Sessizlik Quotes

Sessizlik Quotes

Browse 73 quotes about Sessizlik.

Sessizlik Quotes

“Savaştan sonra kalan şey sessizliktir: Ölülerin sessizliği; yıkıntıların sessizliği; ölü kuşların sessizliği! Üzüntünün çığlıkları bile sessizdir çünkü acı, ruhun çok derinlerindedir!”

“Derviş yanıyor burda (Şiir) Yüzlerce kitap, binlerce şiir, nasıl yazabildiğimi biliyor musun? Çünkü beni bekleyen kimse yok, birinin sevgisine sahip olsaydım, onu dinlerdim, ona şarkı söylerdim, kendimi silerek ona alışırdım. Dudaklarda sessizlik, ama gönlümde gürültü - dışarıda aşırı soğuk, içimde derviş yanıyor. Aşk nedir? Benliği silmek. Cennet nedir? Biriyle birleşmek. Ama, aşık insan aşk nedir sormaz, canlı insan insanlık nedir aramaz.”

“Bütün bu bitki inceleme gezilerim, dikkatimi çeken şeylerin bulunduğu yeren aldığım türlü izlenimler ve yol açtığı düşünceler, bunlara karışan olayların tümü, bende aynı yerlerde toplanan otlarla karşılaşıca tazelenen duygular bıraktı. Yüreğime, her zaman duygululuk veren o güzel görünümleri, ormanları, gölleri, korulukları, kayaları, dağları, bir daha göremeyeceğim; ancak, kendimi yeniden orada düşünmek için ot ve kök koleksiyonumu açmak yeter. Bu benim için bir tür anı defteridir. Beni bitkibilime bağlayan, dolaylı düşünceler zinciridir ki imgelemime onun en çok hoşlandığı düşünceleri toplayarak anımsatır: çayırlar, sular, ormanlar ve bütün bunların içinde bulunabilinen yalnızlık, sessizlik ve hele erinci belleğimde hep canlandırmaktır. Böylece, insanların bana yönelmiş kıyıcılığını, onlardan gördüğüm nefreti, düşmanlığı, kötü davranışları; kendilerine gösterdiğim sevginin ve içten bağların karşılığı olarak yaptıkları kötülükleri unutturuyor, beni eskiden birlikte yaşadığım insanlar gibi iyi ve sıradan insanlara, sessiz evlere bir kez daha, götürür gibi oluyor, bundan duyduğum hazzı tazeleyerek bir ölümlünün duyabileceği en kötü talihin içinde bile, hala mutlu ediyor.”

“Suskunluk, duyuların yoğunlasmasına yol açar - insanlar arasındaki sessizlik, iletisimin çoğalmasını sağlar. Çünkü sessizliğin içinde, ikimizden ya da üçümüzden daha büyük olan bir seyi paylasırız. Sessizlik, duyularla algılananların tümünün doruk noktasıdır. Söylenen sözcük, sessizliğe yapılmıs bir müdahale, bütünlüğe yapılmıs bir tecavüzdür. Sözcükler toplam deneyimimizin küçücük bir bölümünü bulandırır, farklılastırır, sınıflandırır ve en sonunda onu yeni bastan düzenler. Bu, durgun suya bir tas atıp olusan halkalar yüzünden suyu eskisi kadar açık seçik görememeye benzer. Bu bağlamda sözcük, tasın kendisidir.”