Quotessence
Home / Quotes / Quote by Mehmet Murat Ildan

Quote by Mehmet Murat Ildan

“Ah, zavallı gelecek; senin yükün çok ağır! İnsanoğlu tembel bir yaratık, bugün çözebileceği sorunlarını hep yarına bırakır ve o yüzden yarınlar çözüm bekleyen sorunlarla kurşun gibi ağırlaşır! Ah, zavallı gelecek! Daha doğmadan milyarlarca sorunla doğuyorsun!”

Quote by Mehmet Murat Ildan

Author

Mehmet Murat Ildan
Mehmet Murat Ildan

Mehmet Murat Ildan is a renowned Turkish writer born on May 16, 1965. His works span various literary forms including novels, essays, and poetry, and have gained widespread popularity among readers. more

You May Also Like

“Geçmişin kapılarını alkol ile aralıyor ardından düşlerinde belirsiz geleceğe doğru yolculuk yapıyor ve şu anın içinde zaman kavramından sıyrılarak sonsuzluğa ulaşmaya çalışıyordu. Geçen her saniye ve midesine indirdiği her yudum birayla dış dünyadan uzaklaşıyor, hiç tanımadığı insanlar tarafından kollarını dayadığı masanın üzerine eskiden kazınmış yazılara dalıyor, yazıların kendisinde yarattığı çağrışımlardan geçmişteki anılarına geçiş yapıyor ve yolculuk ettiği anılardan gelecek için yeni ve yapay senaryolar üretiyordu. Çocukluğundan yaşlılığa yürüyordu… Sarhoş gözü pekliğiyle intiharını kurguluyor ve zevk alamadığı yaşamını sonlandırmanın yollarını arıyordu. Acı verici bile olsa hayal kurabilmek güzel bir şeydi. İnsanın hayatında sahip olabildiği en iyi özgürlüklerden biriydi belki de, ama hayal ve düşüncelere fazlasıyla kapılmak ve dengeyi kuramamak pek de iyi bir şey değildi. İnsan ne kadar hayalperest olursa o kadar gerçeklikten uzaklaşıyor ve yalnızlığa düşüyordu. Fakat aynı şekilde fazla gerçekçi olmakta hayalci yanınızı körelttiği gibi sizi bir ağaç odununa da çevirebiliyordu. Denge her zaman önemliydi. İki yoksunluğunda hangisi daha fazla eksik olursa olsun acı hep aynıydı. Değişen tek şey acıların deneyimi oluyordu. Can bazen dengeyi kaybederek tamamen hayalci birine dönüşürken, bazen ise gerçekliğe öylesine düşüyordu ki cansız ve soğuk bir nesneye dönüştüğünü hissediyordu. O dengeyi kurmaktan çok, iki uçurum arasında kanat çırpan yaralı bir kuş gibiydi. Ona bir hayalci mi yoksa gerçekçi olmak mı daha zor diye sorsaydınız kesinlikle, “- Her ikisi de…” derdi ve eklerdi. “- Acıların kıyası olmaz. Acı her daim acıdır. İnsan iki türlü de yanar; iki türlü de sızlanır ve ağlar. İnsanın doğasıdır acı çekmek…”

“Amacım, kimseyi geçmişin pişmanlık denizinde boğmak değil; nihayetinde kişinin bakışını geleceğe çevirmesini sağlamak ve şu potansiyel olarak hayat değiştirici soruyu sormaktır: Şu anda hayatında ne yapabilirsin ki bir yıl ya da beş yıl sonra geriye dönüp baktığında, biriken yeni pişmanlıklarınla ilgili benzer bir üzüntü hissetmeyesin? Başka bir deyişle, pişmanlık biriktirmeden yaşamayı başarabilir misin?" Nietzsche’nin düşünce deneyi, yaşamı tam anlamıyla yaşayamamış olma hissinden kaynaklanan ölüm kaygısıyla baş eden insanlar için terapistin elinde güçlü bir araç sunar. Dorothy, bu duruma dair klinik bir örnek sağlar.”