Quotessence
Home / Quotes / Quote by Tolga Gökçen

Quote by Tolga Gökçen

Work

Yalnızlaşan İnsan

Browse quotes and source details for this work. more

Author

Tolga Gökçen

Browse famous quotes and profile details for Tolga Gökçen. more

You May Also Like

“Geçmişin kapılarını alkol ile aralıyor ardından düşlerinde belirsiz geleceğe doğru yolculuk yapıyor ve şu anın içinde zaman kavramından sıyrılarak sonsuzluğa ulaşmaya çalışıyordu. Geçen her saniye ve midesine indirdiği her yudum birayla dış dünyadan uzaklaşıyor, hiç tanımadığı insanlar tarafından kollarını dayadığı masanın üzerine eskiden kazınmış yazılara dalıyor, yazıların kendisinde yarattığı çağrışımlardan geçmişteki anılarına geçiş yapıyor ve yolculuk ettiği anılardan gelecek için yeni ve yapay senaryolar üretiyordu. Çocukluğundan yaşlılığa yürüyordu… Sarhoş gözü pekliğiyle intiharını kurguluyor ve zevk alamadığı yaşamını sonlandırmanın yollarını arıyordu. Acı verici bile olsa hayal kurabilmek güzel bir şeydi. İnsanın hayatında sahip olabildiği en iyi özgürlüklerden biriydi belki de, ama hayal ve düşüncelere fazlasıyla kapılmak ve dengeyi kuramamak pek de iyi bir şey değildi. İnsan ne kadar hayalperest olursa o kadar gerçeklikten uzaklaşıyor ve yalnızlığa düşüyordu. Fakat aynı şekilde fazla gerçekçi olmakta hayalci yanınızı körelttiği gibi sizi bir ağaç odununa da çevirebiliyordu. Denge her zaman önemliydi. İki yoksunluğunda hangisi daha fazla eksik olursa olsun acı hep aynıydı. Değişen tek şey acıların deneyimi oluyordu. Can bazen dengeyi kaybederek tamamen hayalci birine dönüşürken, bazen ise gerçekliğe öylesine düşüyordu ki cansız ve soğuk bir nesneye dönüştüğünü hissediyordu. O dengeyi kurmaktan çok, iki uçurum arasında kanat çırpan yaralı bir kuş gibiydi. Ona bir hayalci mi yoksa gerçekçi olmak mı daha zor diye sorsaydınız kesinlikle, “- Her ikisi de…” derdi ve eklerdi. “- Acıların kıyası olmaz. Acı her daim acıdır. İnsan iki türlü de yanar; iki türlü de sızlanır ve ağlar. İnsanın doğasıdır acı çekmek…”

“Amacım, kimseyi geçmişin pişmanlık denizinde boğmak değil; nihayetinde kişinin bakışını geleceğe çevirmesini sağlamak ve şu potansiyel olarak hayat değiştirici soruyu sormaktır: Şu anda hayatında ne yapabilirsin ki bir yıl ya da beş yıl sonra geriye dönüp baktığında, biriken yeni pişmanlıklarınla ilgili benzer bir üzüntü hissetmeyesin? Başka bir deyişle, pişmanlık biriktirmeden yaşamayı başarabilir misin?" Nietzsche’nin düşünce deneyi, yaşamı tam anlamıyla yaşayamamış olma hissinden kaynaklanan ölüm kaygısıyla baş eden insanlar için terapistin elinde güçlü bir araç sunar. Dorothy, bu duruma dair klinik bir örnek sağlar.”

“Bizler uyanmış ya da uyanmakta olan kişilerdik; çabamız, hep mükemmel bir uyanıklık durumunu ele geçirmeye yönelikti. Oysa başkalarının çaba ve arayışları, kendi görüş ve ideallerini, kendi ödevlerini, kendi yaşamlarını ve mutluluklarını peşine takıldıkları sürününkilere giderek daha sıkı bir şekilde bağlamaya yönelikti. Bu insanlarda da çaba, bu insanlarda da güç ve büyüklük eksik değildi. Kanımızca biz nişanı taşıyanlar doğanın yeniliğe, sürüden ayrılmışlığa ve geleceğe ilişkin istemini oluştururken, başkaları bulundukları yerden ayrılmamakta direten bir istemi canlandırıyordu. Onların da bizim gibi sevdiği insanlık, kendilerine göre gelişimini tamamlamıştı ve bu durumuyla ayakta tutulup korunması gerekiyordu. Oysa bizim için uzak bir gelecekti insanlık, hepimiz bu geleceğe ulaşmak için yola koyulmuştuk; öyle bir gelecek ki, nasıl bir görünüm taşıdığını kimse bilmiyordu, yasaları hiçbir yerde yazılı değildi.”

“Sağ olsun ablam tüm kırgınlıklarını kenara bırakıp koşa koşa yanıma geldiğinde hayata tutunmak için tek ihtiyacımın ailem ve dostlarım olduğunu anladım. Bir daha da hayat ne getirirse getirsin yıkılmadım. Niye biliyor musun evlat? Çünkü bu dünyada seni sen olduğun için seven birkaç insan bulduysan, sevdiğin bir işi yapıyorsan, hele bir de ait olduğun yerde yaşıyorsan çok şanslısın demektir.”