Quotessence
Home / Quotes / D Quotes

D Quotes

Browse famous quotes beginning with D. This page is a child index of the full Popular Quotes A-Z directory.

All D Quotes

“Doğanın yoğun dokunuşu olmaksızın kendini asla tam olarak tazeleyemezsin! Kampa git ve orada yorgun zihnin ve tükenmiş vücudun sabah güneşi gibi yükselecektir!”

“Doğayı idrak insana özgüdür. Elinizdeki metin günümüz “post-truth” tartışma rüzgarlarının sığlığında, bilimin ve bilimselciliğin birbirine karıştırıldığı, bilim kurumlarının bilimsellikten bile isteye uzaklaştırıldığı, entelektüel kesimin sessizlik yemini ettiği boğucu çoraklığa adeta meydan okumadır. Her meydan okuma rasyonel duyarlılıkla başlar ve duygusal motiflerle ilerler. “Bilim doğası gereği anarşisttir” ancak bir o kadar da insanın doğaya kendi aklını giydirmesi sanatıdır. Bilimi salt nedenselliğin kuru betimlemesi olarak bir listeleme ve tanımlama faaliyeti değil, ayrıca açıklama ve anlama sanatı olarak okumak gerekir. İşte bu nedenle hem doğa üzerine düşünmek hem de yönteme her adımında karşı olmak da gerekir. Felsefi refleksiyonu olmayan biliminsanı bilim dogmasında körleşirse gerçekliği göremez hale gelebilir. Kanımca okuyucusu, Burak Cem Coşkun’un fragmanlarını birkaç farklı yaklaşımla ele alabilecektir. Coşkun’un dinamik akıl yürütme etkinliği metnin her yerinde size eşlik ederken diğer yandan bilimsel yöntemler tarihine de zaman zaman üstü kapalı bazen de doğrudan atıflarla sesleniliyor. Bu cesur yolculukta kuşkusuz yazarın felsefi sağduyusu sizi rahat bırakmayacaktır. Metinde bilim adına öfke, acıma, kıvanç duyabilirsiniz. Bunu okuyucuda sağlamak yazarın açık başarısıdır. Bilimi “bilimci” değil “bilimsel” tavırla ele alan meta-metin olma özelliğiyle elinizdeki bu manifesto çıkarımları ve önermeleriyle, iki dilde ifade olanağıyla, bilim-denilen ile bilimsel yöntemin dehlizlerinde gerçeklikle savaşıyor. Manifesto’yu metodolojik değil aynı anda “logic”, “logos”un manifestosu olarak da yaz sıcağında keyifle okudum. Hepimizin temennisi Burak Cem Coşkun’un özlü ifadesiyle kozmik örüntünün mitosunu logos ile birleştirebilecek bir tahayyüle sahip olmak değil mi? Okuyucusuna açacağı ufuklarda aydınlık günler ve düşler yaratması dileğiyle. Güncel Önkal Felsefe Profesörü Datça, 2025.”

“Doğru bir şey mi öğrendin? Onu hemen yaşamının bir parçası yap! Akıllı bir şey mi duydun? Onu anında içselleştir! Güzel bir şey mi işittin? Onu çarçabuk hayat felsefene ekle!”

“Doğru sevgi, gideni özgür bırakmayı ve zamanı geldiğinde yokuş aşağı inmeyi gerektirir. Belki şu an tam da bulunmanız gereken yere, tek başınıza inmeyi… Kanyonda yürüyen yaralı bir adam gibi, gecenin bir vakti, sessizce, dikkatlice, Görmese bile, çevrede yeni zirveler ve güzellikler olduğunun bilincinde… Lakin, hayat tepeler ve vadilerle doludur. Ömür boyu bir inilir, iki çıkılır. Tepeden bakarken ufuk her zaman görünür ama Bazen de yıldızların rehberliğinde karanlıkta yürünür. Aradığını vadilerde bulamazsan üzülme, Önündeki yamaçta bekleyen, gün doğumudur.”

“Doğu musikisi' adlı kavrama dâhil olmadan önce Türk musikisinin kendisine özgü bir nazariyesi var mıydı? Eğer bir nazariyesi varsa, nasıl bir şekildeydi? Bunu bilmiyoruz. Arap İslâm siyasetinin “himmeti” sayesinde yok edilmiş birçok millî eserlerimizle birlikte musikimiz de kaybolmaya yüz tutmuştur. Büyük bir yoldan geçen ulu kervanın izi kalmaz mı? İşte örnek olarak verdiğimiz bu söz gibi Arap istilasından önceki Türk musikimizin sadece izleri kalmıştır. Bu olanları görmezden gelmek elbette ki iyi bir sonuç getirmez.”

“Doğu musikisi âlimleri nağmelerin birbirleriyle olan ilintilerini çıkış noktalarıyla olan ilişkilerine göre belirlerlerdi. Nağmelerin çıkış yerleri insanın gırtlağıdır; fakat musikişinaslar gırtlak nağmelerini notaya alamadıkları için nağme örneklerini olduğu gibi çalgı üzerine aktarmışlardır.”