Quotessence
Home / Topics / Gelecek Quotes

Gelecek Quotes

Browse 88 quotes about Gelecek.

Gelecek Quotes

“Amacım, kimseyi geçmişin pişmanlık denizinde boğmak değil; nihayetinde kişinin bakışını geleceğe çevirmesini sağlamak ve şu potansiyel olarak hayat değiştirici soruyu sormaktır: Şu anda hayatında ne yapabilirsin ki bir yıl ya da beş yıl sonra geriye dönüp baktığında, biriken yeni pişmanlıklarınla ilgili benzer bir üzüntü hissetmeyesin? Başka bir deyişle, pişmanlık biriktirmeden yaşamayı başarabilir misin?" Nietzsche’nin düşünce deneyi, yaşamı tam anlamıyla yaşayamamış olma hissinden kaynaklanan ölüm kaygısıyla baş eden insanlar için terapistin elinde güçlü bir araç sunar. Dorothy, bu duruma dair klinik bir örnek sağlar.”

“Bizler uyanmış ya da uyanmakta olan kişilerdik; çabamız, hep mükemmel bir uyanıklık durumunu ele geçirmeye yönelikti. Oysa başkalarının çaba ve arayışları, kendi görüş ve ideallerini, kendi ödevlerini, kendi yaşamlarını ve mutluluklarını peşine takıldıkları sürününkilere giderek daha sıkı bir şekilde bağlamaya yönelikti. Bu insanlarda da çaba, bu insanlarda da güç ve büyüklük eksik değildi. Kanımızca biz nişanı taşıyanlar doğanın yeniliğe, sürüden ayrılmışlığa ve geleceğe ilişkin istemini oluştururken, başkaları bulundukları yerden ayrılmamakta direten bir istemi canlandırıyordu. Onların da bizim gibi sevdiği insanlık, kendilerine göre gelişimini tamamlamıştı ve bu durumuyla ayakta tutulup korunması gerekiyordu. Oysa bizim için uzak bir gelecekti insanlık, hepimiz bu geleceğe ulaşmak için yola koyulmuştuk; öyle bir gelecek ki, nasıl bir görünüm taşıdığını kimse bilmiyordu, yasaları hiçbir yerde yazılı değildi.”

“Sağ olsun ablam tüm kırgınlıklarını kenara bırakıp koşa koşa yanıma geldiğinde hayata tutunmak için tek ihtiyacımın ailem ve dostlarım olduğunu anladım. Bir daha da hayat ne getirirse getirsin yıkılmadım. Niye biliyor musun evlat? Çünkü bu dünyada seni sen olduğun için seven birkaç insan bulduysan, sevdiğin bir işi yapıyorsan, hele bir de ait olduğun yerde yaşıyorsan çok şanslısın demektir.”

“Uyanmak için normalde çalar saat kullanmıyor olacaksınız. Onun yerine taze pişirilmiş bir kahve kokusu, otomatik açılan perdeler sayesinde odaya dolan gün ışığı ve ileri teknoloji ürünü yatağınızın yumuşak sırt masajıyla açacaksınız gözlerinizi. Büyük olasılıkla dinlenmiş olarak kalkacaksınız yataktan, çünkü yatağın içinde, uyku ritminizi izleyerek uyanma anınızı bir REM döngüsünü bozmayacak şekilde titizlikle ayarlayan özel bir sensör bulunacak”

“Yakında kendi kişiliklerimizden ve kişiselliklerimizden korkmaya başlayacağız, çünkü onların hiç de sonuna kadar bizim olmadıkları, bizler için apaçık olacak. Ve “Ben buna inanıyorum – ben bunu hissediyorum – ben böyleyim – ben bunu savunuyorum,” diye bağırıp çağırmak yerine, yumuşak başlıkla “Beni buna inandırıyor ki – bana bunu hissettiriyor ki – bana bunu söyletti, yaptırdı, düşündürdü ki,” diyeceğiz. Ozan kendi şarkısını hor görecek. Önder kendi buyruğu karşısında zangır zangır zangırdayacak. Rahip sunaktan ürkecek ve anne de oğluna sadece ilkeleri değil, fakat onu boğmasınlar diye onları atlatabilme becerisini de aşılayacak.”