Quotessence
Home / Topics / Sanat Quotes

Sanat Quotes

Browse 79 quotes about Sanat.

Sanat Quotes

“Özgürlük, barış, sanat, bilgi, marifet, hikmet, felsefe, akıl, bilim, tarih, kültür, erdem, yüksek insanî ahlâk, hakikat, hukuk, adalet gibi medeniyet ilkelerinin olmadığı toplumlar ve ülkelerde İslâmî hayatın varlığından söz edilemez. İslâmî düşünce olmadıkça; camilerin, minarelerin, ezanların, Kur'an kurslarının, hafızların, İmam Hatip okullarının, dini tedrisatın olmasının hiçbir yararı ve önemi yoktur..”

“Zanaatkar kendi eliyle tasarladığı şekliyle nesneyi öylesine doğal ve bilinçli bir çaba olmadan süslerdi ki, ortaya çıkardığı işin salt faydacı kısmının nerede bittiği dekoratif kısmının nerede başladığını ayırmak sıklıkla güç olurdu. [...] Yapılan tüm çalışmaların haz mührüyle damgalanması demekti. Bunların tamamı, uygarlığın iş anlayışında artık bir hayli kaybolmuş durumda. Eğer bir süse sahip olmak istiyorsanız, özellikle onun için para ödemelisiniz ve işçi de süsü üretmeye zorlanmalıdır, tıpkı diğer eşyaları üretmeye zorlandığı gibi.”

“Türk sinemasının ümmi döneminde, ortalama Türk filmi, bir Doğulu yabancılaşmanın, 'alaturka'nın ürünüydü; şimdi Batılılığa özgü bir yabancılaşma, 'alafranga' baskın. Yeni dönem sinemasında ne klasik Doğuya, ne de köklü bir Batılılığa yer var. Bunların her ikisinden de ustaca kaytarılıyor. (Aydın bir sinemanın ölçütünün Batılı bir bilinçle Doğuyu araştırmak, Doğulu bir bilinçle Batıya sanatsal eleştirel bir düzeyde gaza etmek olduğu öne sürülebilirse, bunların her ikisi de yeni dönem sinemasında yok. Doğudan ve kendi Doğululuğundan nefret eden, elden düşme bir Batıya teslim bayrağını çekmiş bir 'sürü psikolojisi'nin tüm izlerini taşıyor bu yeni sinema.)”

“Victor Hugo, şöyle der: Çimenler uzamalı, çocuklar ölmeli mutlaka. Ben diyorum ki, sanatın acımasız yasası uyarınca, insanların, kendimizin, ıstırabın her türünü tattıktan sonra ölmesi gerekir ki, unutuşun değil, ebedî hayatın çimleri, verimli eserlerin gür otları uzasın, gelecek nesiller neşe içinde, altında uyuyanlara aldırmadan gelip "kırda yemek"lerini yiyebilsinler.”

“Yeşilçam'ın 'sinemacılar' dönemi (50-60 arası) için, Türk Sinemasının ümmi dönemi de denebilir. ... Türk sinemasının ümmi dönemi hep sanatsal yönden, içerdiği seviyesizlik açısından ele alınmış, o döneme has büyük tevazu ve samimiyetin, ileriye dönük, sahici bir özün gelişmesi bakımından taşıdığı büyük potansiyel değer görmezlikten gelinmiştir. Yeşilçam'ın ümmi dönemindeki sanatsız sahiciliğin kendine has folklorik ve popüler bir şiiriyeti olduğu rahatça öne sürülebilir. O sahicilik ki, bu günün 'sanatsal' iddialar taşıyan Türk sinemasında gün geçtikçe daha aranır hale geliyor.”