Quotessence
Home / Topics / Türk Yazar öZdeyişleri Quotes

Türk Yazar öZdeyişleri Quotes

Browse 626 quotes about Türk Yazar öZdeyişleri.

Türk Yazar öZdeyişleri Quotes

“Sabah doğru olan şey öğleden sonra yanlış bir şeye dönüşebilir! Doğru yolda olsan bile yine de yolunun doğruluğunu sorgula! Şartlar fasılasız değişir! Yolunu ve yolculuğunu sürekli güncelle!”

“Aptal bir hükümetten ne bekleyebilirsin? Herhangi iyi bir şey? Herhangi faydalı bir şey, herhangi akıllı bir şey? Herhangi adaletli bir şey? Hayır! Aptallıktan başka, hatalardan, adaletsizliklerden ve trajedilerden başka bir şey bekleyemezsin! Aptal bir hükümetin yapabileceği tek şey enkazlar ve molozlar yaratmaktır!”

“İki grup insan vardır: Sürüler ve bireysel akıllı insanlar. Birinci grup sayısal üstünlüğe sahip olduğu için bireysel akıllı insanlar ülke için doğru kaderi belirlemede zayıf kalırlar! Çözüm: Sürüleri dağıt, bireyleri çoğalt!”

“Herhangi bir inançla ilgili kutsal olan hiçbir şey yoktur! Hepsi insan zihninin bariz icatlarıdır! Milyarların inancının hakikatle hiçbir ilgisi yoktur! Eğer dünya kendini aldatmayı durdurabilirse, yeni bir dünya ortaya çıkacaktır, hakikati temsil eden bir dünya!”

“Gelecekte, kiliseler, camiler, sinagoglar ve tapınaklar, bunların hepsi müze olacaklardır! İnsanlığın entelektüel ilerleyişi insanlık tarihinde böylesine etkili ve dramatik bir değişimi zorunlu kılacaktır!”

“Çöken imparatorluk, aydınlarını da, uçuruma beraber sürüklemekteydi. İslamcılığın 350 milyonla sayılan kalabalığı, Turancılığın yüz milyonla hesaplanan uçsuz bucaksız stepleri üzerine kurulan hayaller, Balkan bozgunundan sonra, asırlık baskılarla hadım edilmiş sinirlere, şehvet! bir kımıldama vermiş, dört yıllık kanlı' boğuşma bu bunak sinirleri işte bu bitkin kımıldamanın tam ortasında çekip koparmıştı. Osmanlı aydınları için artık geçmişe sığınmaktan başka çare yoktu ama artık sığınacak geçmiş neredeydi?”

“İstibdat demek eşitsizlik demektir. Alçak isibdat! İstibdat yalnız birkaç kişinin değil, bütün milletin geleceğini söndürür. İstibdat Allah’ın bir mutlu bağışı olan dillere kilit vurur. İstibdat alçaklara, yiğitleri ezdirir. Dedelerin kanlarıyla sulanmış bunca ülkelerimizin elde çıkması istibdadın yüzünden... Evet... Her kötülüğün kaynağı istibdat değil midir? Aklımız her şeye ererken bizi fenlerde bilgilerde geri bırakan istibdat değil midir?”

“Kâmil Bey, gazeteyi gönülsüz gönülsüz alıp yatağın önüne oturdu. Ne zaman bu pis gazeteyi okumak zorunda kalsa, ellerinin kirlendiği duygusuna kapılıyordu. Sanki kâğıdı pisliktendi. Bu pislik, Türkçeye işleyerek insanın beyninin içini bile kirletiyordu.”