Quotessence
Home / Topics / Inanç Quotes

Inanç Quotes

Browse 30 quotes about Inanç.

Inanç Quotes

“Milyonların inandıkları çoğu kez sadece çocuklar için masallardır! Mazinin uydurmaları komik bir şekilde insanların kutsalları olarak kabul edilmiş! Şan ve şeref, akıldışı efsanelere inanmakta değil gerçeği aramakta yatar!”

“Herhangi bir inançla ilgili kutsal olan hiçbir şey yoktur! Hepsi insan zihninin bariz icatlarıdır! Milyarların inancının hakikatle hiçbir ilgisi yoktur! Eğer dünya kendini aldatmayı durdurabilirse, yeni bir dünya ortaya çıkacaktır, hakikati temsil eden bir dünya!”

“Gelecekte, kiliseler, camiler, sinagoglar ve tapınaklar, bunların hepsi müze olacaklardır! İnsanlığın entelektüel ilerleyişi insanlık tarihinde böylesine etkili ve dramatik bir değişimi zorunlu kılacaktır!”

“Yeni Zaman, Yeni Paşa (Kalpkomutan Şiir) Bana soruyor ki - kadere güveniyor musun? Neden güvenmeyeyim - tabii ki güveniyorum. Her an, her dakika, kaderin sonucudur, Ve dünyanın kaderini ben yazıyorum. Zafer yok, zeka yok, yine de umurumda değil; Hiç kötü kader amacımı bozamaz benim. Korku ve köktencilik kavgalarının ötesinde, İnatçı bir aşk umudu, desteğimdir benim. Ben kimim - neyim - biliyor musun? Acılar denizinde ilacın ışığıyım ben. Nefretin ortasında niyetin kıvılcımıyım, Hayvanlığın ortasında insanlığın cevabı ben. Kalbim benim dünyanın ilahi bir köprüsüdür; Her hayat, her hikmet, kalbimde yaşıyor. Hayatım benim dünyaya verilen bir hediyedir; Her dil, din ve kültür, kalbimde birleşiyor.”

“Evrendeki güçlerin fiziken senden daha güçlü olduğunu biliyorsun ve işte bu güç dengesini kendinden yana çevirebilmek için kendi zihinsel gücünün evrenin zihinsel ya da spritual gücünden daha yüksek olduğuna inanman gerek! Evreni değiştirecek bir zihinsel güce sahipsin, kendini böyle bir inançla üstün bir yere konumlandır, aşağılardan yukarıya çık!”

“Geleceğe doğru ilerlerken geçmiş şekilleniyor, yorumlar, insanlar ve dünya değişiyordu… Minik eller büyüyor, sertleşiyor ve yeni yaralar ekleniyor ardından yaralar da iyileşiyordu. Pürüzsüz bebeksi yüzler çizgi çizgi kırışıyor, gülümsemeler azalıyordu. Zamanla “her şeyi yapabilirim” inancı zihnin dar çukurlarına gömülüyordu. Yenilgilerden alınan dersler sayesinde artık “hiçbir şey yapmak istemiyorum” deniyordu. Zamanı insan kendi elleriyle yaratmıştı. Ölümü kendi elleriyle tasarladı. Milyarlarca canlının ölümüne sebebiyet veren savaşları, salgınları, fitne ve fesatlıkları; hepsi birer insan eseriydi… En kötücül ressam, en acımasız tanrıydı İnsan. Kendi türünün düşmanı ve yaşadığı dünyanın gelecekteki katiliydi… Anlamlar yakıtıydı ve sürekli anlamlar yaratarak geçerdi ömrü… Cevabı olmayan soruların cevaplarını ararken ölür, kaygılarla kuşatılır, geçmiş acımasızca boğazına yapışır ve sıkardı. İnsan hep ölür, ama mutlu bir ölüm çok az görülürdü…”

“Kendince inandığı ve anlam yüklediği bir takım inançları vardı. Örneğin tekrar eden saatlerin ve sayıların, bir takım özel enerjileri olduğunu, ruhani mesajlar taşıdığına inanırdı. Gerçekçilik ile başa çıkmaya çalışan benliğinin inandığı ve sarıldığı bir şeydi bu. İnsanın dünyaya katlanabilmek için böyle inançlara, umutlara ve anlamlara ihtiyacı olabiliyordu. Kimisi hayallere, kimisi batıl inançlara, kimisi de ölümden sonraki yaşamlara inanarak yapardı bunu. Herkesin inandığı bir takım şeyler vardı şu dünyada.”