“Geleceğe doğru ilerlerken geçmiş şekilleniyor, yorumlar, insanlar ve dünya değişiyordu… Minik eller büyüyor, sertleşiyor ve yeni yaralar ekleniyor ardından yaralar da iyileşiyordu. Pürüzsüz bebeksi yüzler çizgi çizgi kırışıyor, gülümsemeler azalıyordu. Zamanla “her şeyi yapabilirim” inancı zihnin dar çukurlarına gömülüyordu. Yenilgilerden alınan dersler sayesinde artık “hiçbir şey yapmak istemiyorum” deniyordu. Zamanı insan kendi elleriyle yaratmıştı. Ölümü kendi elleriyle tasarladı. Milyarlarca canlının ölümüne sebebiyet veren savaşları, salgınları, fitne ve fesatlıkları; hepsi birer insan eseriydi… En kötücül ressam, en acımasız tanrıydı İnsan. Kendi türünün düşmanı ve yaşadığı dünyanın gelecekteki katiliydi… Anlamlar yakıtıydı ve sürekli anlamlar yaratarak geçerdi ömrü… Cevabı olmayan soruların cevaplarını ararken ölür, kaygılarla kuşatılır, geçmiş acımasızca boğazına yapışır ve sıkardı. İnsan hep ölür, ama mutlu bir ölüm çok az görülürdü…” DünyaInsanGeleceköLümGeçmişInançYaraTanrısallıkYorum Book:Yalnızlaşan İnsan Source: Yalnızlaşan İnsan
“Kıyamet ben, Kâinat ben! Benim iznim yoksa güneş de hareketsiz. Tanrısallık ben, Transformatör ben. Benim ışığım yoksa her yer karanlıktır.” InsanlıkInsanlık şIiriDervişTasavvuf SözleriTasavvuf BilgeliğiCesaretInsan HaklarıLaiklikIlahiyatTanrısallık Book:World War Human: 100 New Earthling Sonnets Source: World War Human: 100 New Earthling Sonnets
“Aslan ol ulan - aslan ol! Sen benim kardeşimsin, bunu asla unutma. İnsan ol ulan - insan ol! Naskar'ın askerisin sen, bunu hiç unutma.” InsanlıkInsanlık şIiriCesaretYardım EtmekCesurTanrıAskerTanrısallık Book:The Divine Refugee Source: The Divine Refugee