Quotessence
Home / Quotes / A Quotes

A Quotes

Browse famous quotes beginning with A. This page is a child index of the full Popular Quotes A-Z directory.

All A Quotes

“Aslında fikir şu, er veya geç, dua dudaklardan ve baştan kalpteki bir merkeze iniyor ve, kalp atışlarıyla tam bir uyum halinde, kişinin otomatik bir işlevi oluyor. Derken, bir süre sonra, dua bir kez kalpte otomatik hale geldi mi, o kişinin eşyanın gerçekliği denen şeye girmesi beklenir. Bu konu her iki kitapta da ortaya atılmıyor aslında, ama, Doğu terimleriyle söylersek, bedende çakra adı verilen yedi hassas nokta vardır ve bunlardan kalple en yakından bağlantılı olanına da anahata adı verilir ki, bunun korkunç duyarlı ve güçlü olduğu kabul edilir ve harekete geçirildiği zaman da bu, kendi adına, iki kaş arasında yer alan ve acna adı verilen bir başka merkezi harekete geçirir-bu, epifiz bezidir aslında, daha doğrusu epifiz bezinin etrafını saran bir auradır- ve ardından- tombala, mistiklerin 'üçüncü göz' adını verdikleri bir açılma olur...Hindistan'da Allah bilir kaç yüzyıldır capam diye bilinen bir şeydir bu. Capam, Tanrının beşeri adlarından herhangi birinin tekrarlanmasıdır. Ya da onun insan ya da hayvan biçiminde yeryüzünde vücut bulmalarına- işin tekniğine girersen, avatarlara- verilen adların tekrarlanması. Bunun ardında yatan düşünce şu ki, bu adı yeterince söylersen, eninde sonunda bir cevap alacaksın demektir. Tam cevap da değil aslında, bir karşılık”

“Aslında insanlar asla değişmiyordu, ama dünya rahatsız edici ölçüde düzenli bir biçimde değişiyordu. Bu gerçekle yaşamayı öğrenmek zorundaydınız ya da en azından o gerçeğin içinde canlı kalmayı. Zaman zaman, şansınız varsa, değişimlerin yönünü etkileyebilirdiniz, ama bir tanesini durdursanız bile bir başkasını harekete geçirmiş olurdunuz.”

“Aslında intiharı aklım almıyor. Yaşamdan, şeylerle bizim varlığımızın özünün bu çirkin ama önlenemez karışımı olan yaşamdan zor kullanarak kopmayı anlıyorum ama bu işin kendisi, bu kopuşun serüven yanı, çekmiyor beni. Uzun zamandır ölüm, benim için bir değer taşımıyor. Anlamıyorum, insanın bilinçli bir biçimde, kendinde neyi yıkabileceğini; kendi istemiyle ölse bile. Varlığımızın içine Tanrı'nın yaptığı baskındır sözkonusu olan; işte bu varlığımızla kendi varlığımızı yıkmak sorunu çıkıyor karşımıza. Varlığımızla ilişkili bir şey var ve bu, varağın maddesel yanının tümleyicisi durumundadır ama o öldü diye kendisi de ölmemektedir. Yaşamın bu altedilmez egemenliği, doğanın bu yapışkanlığı, reflekslerin ve akılalmaz, gizli uzlaşmaların oyunuyla giriyor yaşamımızın özüne, olanak bırakmadan bizim girmemize. Hangi yönden kendime bakarsam bakayım anlıyorum ki devinimlerimin hiçbiri, düşüncelerimin hiçbiri, benim değil. Bir gecikmeyle hissediyorum yaşamı, umutsuzlukla farkediyorum ondan kopmadığımı.”

“Asnografía Leo en un Diccionario: ASNOGRAFÍA, s.f.: Se dice, irónicamente, por descripción del asno. ¡Pobre asno! ¡Tan bueno, tan noble, tan agudo como eres ! Irónicamente... ¿Por qué? ¿Ni una descripción seria mereces, tú, cuya descripción cierta sería un cuento de primavera? ¡Si al hombre que es bueno debieran decirle asno! ¡Si al asno que es malo debieran decirle hombre! Irónicamente... De ti, tan intelectual, amigo del viejo y del niño, del arroyo y de la mariposa, del sol y del perro, de la flor y de la luna, paciente y reflexivo, melancólico y amable, Marco Aurelio de los prados... Platero, que sin duda comprende, me mira fijamente con sus ojazos lucientes, de una blanda dureza, en los que el sol brilla, pequeñito y chispeante en un breve y convexo firmamento verdinegro. ¡Ay! ¡Si su peluda cabezota idílica supiera que yo le hago justicia, que yo soy mejor que esos hombres que escriben Diccionarios, casi tan bueno como él! Y he puesto al margen del libro: ASNOGRAFÍA, sentido figurado: Se debe decir, con ironía, ¡claro está!, por descripción del hombre imbécil que escribe Diccionarios.”

“Aspetta un momento,” mormoro, facendo un passo indietro. All'improvviso ho un sospetto. “Non vorrai mostrarmi una specie di alcova sadomaso, vero? Non possiedi una stanza con le pareti di cemento, le catene attaccate al soffitto, un armadietto pieno di vibratori, uno scaffale carico di frustini e palette, e un set di corde, e una Croce di Sant'Andrea. Non stai per dirmi che vuoi farmi conoscere un lato oscuro di te, che sei nato in un certo modo, e che per provare e far provare piacere hai bisogno di certe cose…” Prendo fiato e aggiungo: “Vero?” Le labbra di William si curvano in un sorriso divertito. “Non possiedo un’alcova sadomaso, Laura. Non ho bisogno di una stanza con le pareti di cemento, le catene attaccate al soffitto, e tutte le altre cose che hai elencato.” Si avvicina, dicendo il resto al mio orecchio. “Non ho bisogno di certe cose per provare e far provare piacere. E tu lo sai.”

“Aspetta un momento, oh, albero che stai scomparendo, perché i rami più bassi sono ancora scuri per me, per cui lasciami guardare ancora una volta! So che ci sono spazi vuoti tra i tuoi rami, sui quali gli occhi che ho amato hanno brillato e hanno sorriso; e da cui si sono accomiatati. Molto in alto, però, vedo colui che parla della figlia morta, e del figlio della vedova; e della bontà di Dio! Se il tempo dev' essere nascosto ai miei occhi, possa almeno io, ormai con la testa grigia, volgere ancora una volta verso quell'immagine il cuore di un fanciullo e la fiducia e la sicurezza di un bambino!”

“Aspirations must be pure and free of selfishness. Arising from the depths of the soul, aspirations are spiritual demands penetrating all of a human life and making it possible for a person to die for their sake. A person without aspirations is like a ship without a rudder or a horse without a bridle. Aspirations give consistent order to life.”

“Aspire to be like Mt. Fuji, with such a broad and solid foundation that the strongest earthquake cannot move you, and so tall that the greatest enterprises of common men seem insignificant from your lofty perspective. With your mind as high as Mt Fuji you can see all things clearly. And you can see all the forces that shape events; not just the things happening near to you.”