Quotessence
Home / Topics / Mutsuzluk Quotes

Mutsuzluk Quotes

Browse 30 quotes about Mutsuzluk.

Mutsuzluk Quotes

“Düşünmemi öngördükleri şeyleri de düşünebilmekten tümüyle acizim, bir tarihi, bir işi, bir randevuyu; sabahın altısında mutsuzluğumun sınırsızlığından daha açık ve seçik algıladığım bir şey yok, çünkü asla kesilmek bilmeyen bir acı, hak edilmiş, tüm benliğimi saran bir acı,tüm sinir uçlarına eşit oranda dağılmakta, her zaman. Çok yorgunum, evet, size söyleyebilirim, çok yorgunum...”

“Hayat çoğu kez kısa mutluluklar ve uzun mutsuzluklardan oluşan bir hikâyeler okyanusudur! Bu hikâyelerden herhangi birinin içine girebilir ve hikâyeye yeni bir şeyler ekleyebilirsin! Kısa mutlulukları biraz uzatabilir, uzun mutsuzlukları biraz kısaltabilirsin, ama mutsuzluğun mutluluktan fazla olduğu bir yaşam yaratamazsın çünkü insanoğlu kendisine her zaman bir mutsuzluk yaratır, bu konuda çok başarılıdır!”

“Hayat çoğu kez kısa mutluluklar ve uzun mutsuzluklardan oluşan bir hikâyeler okyanusudur! Bu hikâyelerden herhangi birinin içine girebilir ve hikâyeye yeni bir şeyler ekleyebilirsin! Kısa mutlulukları biraz uzatabilir, uzun mutsuzlukları biraz kısaltabilirsin, ama mutluluğun mutsuzluktan fazla olduğu bir yaşam yaratamazsın çünkü insanoğlu kendisine her zaman bir mutsuzluk yaratır, bu konuda çok başarılıdır!”

“Hiçbir zaman iyi bir eş, iyi bir baba, iyi bir insan veya iyi bir yazar, başarılı bir çalışan, saygı gören bir iş insanı, örnek bir sanatçı ya da halkın kahramanı olarak lanse edilen politikacı olamayacağına inanıyordu. Burada bahsedilen “iyi”, herkesin kabul ettiği “iyi”den farklıydı. Kötü de, iyi de, çirkin de, güzel de kişiden kişiye değişen ve farklı yorumlanan olgulardı. O, insanlığın genelinde kabul görülmüş “iyi”den, erdem ve ahlak yasalarıyla şekillendirilmiş, güçlü pranga, eziyet ve işkencelere rağmen isyan etmemeyi, atılan her tokada diğer yanağı getirmeyi öğütleyen “iyi”likten bahsediyordu. Her hareket bir ihtiyacın sonucuydu ve her yapılan iyilik aslında iyilik sayılmazdı. O, hiçbir zaman baş tacı olmayı düşlemiyordu. Yazdıklarının ve düşüncelerinin kabul görmemesi, insanlara olan uzaklığı, ahmak cesaretinden yoksunluğu, düzene karşı gelen düzensizliği ve her şeye rağmen kendine özgü mutsuzluğuyla mutluydu. Onun “iyi”si buydu.”

“Artık herkes daha fazla para ve güç için yaşıyor. Yolsuzluklar, profesyonel aldatmacalar, neredeyse kölelik dönemlerini aratacak baskılar altında çalıştırılan insanlar, çalışanlarını korkunç mutsuzluklara, acılara, hatta tedavi edilemez depresyonlara sürükleyen kalpsiz yöneticiler... Sence de giderek daha karanlık olmuyor mu dünya?”

“İşte bu yeni dünyaya açıldığımız an, bencillik, anlayışsızlık, öfke ve aldatmayla tanışırız. Kendimizi savunmaya, masumiyetimizi korumaya çabalarız; fakat haksızlık, şiddet, yüzeysellik ve sevgisizlik peşimizi bırakmaz. İşte bu yüzden ruhumuz, çevresine neşe ve ışık saçmak yerine, acı fakat önlenemez gerçekliğin karşısında titremeye başlar. Bazıları hayallerinin hazinesini terk ederek, akılcı düşünmenin sahte güvencesinin sunduğu hayatla yetinir. Ciddi insanlara dönüşürler, rakamlara ve rutinlere taparlar, çünkü onlar sayesinde açık bir güvence elde ederler. Ama bu güvence aslında hiçbir zaman tam anlamıyla var olmadığından, bir türlü mutlu olmayı başaramazlar. Sürekli bir şeyler alıp biriktirirler, fakat her zaman bir şeylerin eksikliğini duyarlar. 'Sahip olmak' bizi mutlu etmez, çünkü bizi 'var olmak'tan uzaklaştırır. Bu insanlar araçlara o kadar kapılıp giderler ki asıl amacı unuturlar.”

“Mutsuz insanlar bencil, kinci, acımasız olur, kolaylıkla haksızlık yapar, birbirlerini anlamayacak kadar ahmaklaşırlar. Mutsuzluk insanları birleştirmez, birbirinden koparır; üzüntülerin benzer olduğu, karşılıklı yakınlaşmanın beklendiği durumlarda bile hallerinden oldukça memnun insanlardan daha fazla haksızlık, kötülük yaparlar.”