K Quotes
Browse famous quotes beginning with K. This page is a child index of the full Popular Quotes A-Z directory.
“Körper, die der Gewalt der Tyrannei ausgesetzt sind, sind unsichtbare Körper, egal an welchem Ort.”
Source: Raum ohne Fenster
“Kötü adamların sadece bir düşmanı vardır: Evren; fakat iyi adamların iki düşmanı vardır: Evren ve kötü adamlar!”
“Kötü bir duygudan sıyrılamamış erdem ve namus, ahlaksızlığın az ötesindedir.”
Source: A Boring Story
“kötü hissetmek: kimseler, arkadaşlar, herkesler
henüz kusursuz tek saniye düşünemedim
ama tam iki kere, tek saniye eksiksiz
seni sonsuza kadar sevdim”
Source: Kırmızıda Beklerken
“Kötü hükümetler her zaman yalan söylerler çünkü hakikati söylemek şeref ve cesaret ister!”
“Kötü insanlardan korkmak onlara yapabileceğiniz en büyük iyiliktir!”
“Kötü yönetilen ülkelerin yöneticilerinin elleri var, ağızları var, ayakları var, mideleri, kulakları, karaciğerleri, böbrekleri var! Ama onlarda olmayan çok hayati bir şey var: Beyin! Eğer buna sahip olsalardı, ülkelerini iyi yönetebilirlerdi!”
“Kötü yönetmenler çoğunlukla deri ceket ve topuklu botlar giyerler ve kendilerine hitap edilmemiş olsa da konuşurlar.”
Source: Bluff Your Way in Theatre
“Kötülük ölümden daha hızlı koşar.”
Source: Apology
“Kötülüğün giydiği elbise ne olursa olsun, kötülüğü kim yaparsa yapsın bu, kötülüğün iblisin marifeti olduğu gerçeğini değiştirmez. İblisin ise merak edilecek bir yanı yoktur.”
“Kötülüğün iyilikten yoksun kalmak olduğunu bilmiyordum. İyilikten yoksun kalmak hiçliğe götürür. Ben, maddi olandan ötesini göremeyen gözlerimle, hayallerin ötesini göremeyen aklımla bunu nasıl görebilirdim?”
“Köy, bir fikirdir; evren, bir fikirdir! Eğer içinde yaşadığın köyden daha büyük bir fikir yaratamazsan, köyünün içinde kalırsın; eğer bu evrenden daha büyük bir fikir yaratamazsak, bu evrenin içinde kalırız!”
“Közönyös a világ... az élet
Egy összezsúfolt táncterem,
Sürög-forog, jő-megy a népség
Be és ki, szűnes-szüntelen.
És a jövőket, távozókat
Ki győzné mind köszönteni!
Nagy részvétel, ha némelyikünk
Az ismerőst... megismeri.
Közönyös a világ... az ember
Önző, falékony húsdarab,
Mikép a hernyó, telhetetlen,
Mindég előre mász s - harap.
S ha elsöpört egy ivadékot
Ama vén kertész, a halál,
Más kél megint, ha nem rosszabb, de
Nem is jobb a tavalyinál.”
“Küflenmeye engel bir söz söyle
Boşluğumu havalandırmaktan yoruldum”
Source: Beni Nereden Vuralım?
“Küllap Justingi teab seda saladust oma kunagiste tüdruksõprade peale mõeldes, ja küllap teavad seda saladust kõik lahku läinud paarid - uue kooselu parimad hetked meenutavad vana kooselu parimaid hetki. Ka uue mehega hindan ma neidsamu nalju, kasutan samu hellitussõnu. Hämmastavalt suur osa koosolemise kvintessentsist jääb tegelikult samaks, ja ilmselt tunnevad seda ka meie ekskaasad oma uute kaaslastega. Kõik on seesama - ühest armastusest me tuline ja sinna tagasi suubume.”
Source: Kas süda on ümmargune? Reisiromaan, 1. osa
“Külsungur said: "Sometimes, Alaz, no matter how clever we are, we can’t tell if what we’re living is a dream or reality. That’s why, in such unsolvable matters, maybe your subconscious will guide you. Don’t fret, boy—some answers lie hidden between the folds of your brain."– Wondrous Happenings – A Tale of Barbaros”
Source: Wondrous Happenings-A Tale Of Barbaros
“Kültür, büyük ölçüde, insanların iç yaşantısıyla alâkası olmayan dış etkenli hadiseler ile belirlenir.”
Source: Anthropology and Modern Life
“Kültür, eylem demektir. Müzelerin duvarlarında asılı yaldız çerçeveli resimler değildir kültür. Özel evlerde kilit altında tutulan alüminyum çerçeveli resimler, kütüphaneye sıra sıra dizilmiş kitaplar hiç değildir.
Aristokrat bir Alman romantiğinin yazdığı notalar da değildir kültür. Hatta Hyde Park'taki yeniden şekil verilmiş hurda metallerden yapılmış heykeller de değildir. En azından, öncelikle bunlar değildir kültür. Kültür bir ürün değil, bir süreçtir. Kültür devam edip gitmekte olan bir eylemdir. Onunla, belirli insanlar, belirli zamanlarda yaşamlarının anlamını kavramaya ve yaşamlarını bir düzene sokmaya çalışırlar.
[...]
Kültür eylem, katılım, yeni bir düzen yaratmak için sürekli efor, ve çağdaş dünyanın yeniden yorumlanması demektir. Sonuç olarak, absürd ekspresyonist resimler, rock operalar, mutfak kapları veya toplu gösteriler yaratacak olsa bile tüm eylemlere ve geleneklere katılmak demektir. Tüm bunlar kendi içlerinde eylem olarak önemlidirler; yarattıkları nesneler o kadar da önemli değildir. Bizimki gibi bir toplumda çok kalabalık bir kitle tarafından uğraş edinilmiş olan resim yapma eylemi, ortaya çıkabilecek herhangi bir muhteşem tablodan çok daha önemlidir. Önemli olan eylemin çapı, topluma mal olmuşluğudur. Demokratik bir toplumda, insanların yaşamlarını zenginleştirip değiştirmenin yolu budur.
[...]
Kültür varoluş nedenimizdir. Hissettiklerimizin, isteklerimizin, korkularımızın ve yaşam amacımızın billurlaşmasıdır kültür. Onu biz şekillendiririz, o da bizi şekillendirir, varlığımızı yansıtır ve belirler. Yaşamımızı anlama ve ona verme yöntemidir kültür. Kültür biziz.”
Source: Pop goes the culture
“Kültür, kirli hava gibidir. Farkında olmasanız dahi etkilenirsiniz.”
Source: Altered Carbon
“Kültür konusunda kendini küçümsenmiş ve yetersiz hisseden bir bilimci, klasik edebiyat ve güzel sanatlar dünyasından tamamen uzaklaşarak teselli bulur. İncinmiş bir ruh için başka bir deva da 'çokbilmiş' olmaktır. Bu durumda çevresindekiler, o günlerin gözde senaryoları, yorumları, Gödel teoremi, Chomsky'nin dilbilimi kavramı, güzel sanatlarda Rosicrucian'cı etkiler konularındaki göz kamaştırıcı konuşmaları karşısında şaşkına dönecektir. Bu, gerçekten korkunç bir intikam; ancak, eski dostlarının onu görünce kaçışmaları ile sonuçlanır. Çokbilmiş konuşma biçiminde en sık olarak kullanılan şudur: "x diye bir şey yoktur; herkesin x dediği şey gerçekte y dir." Burada x, insanların inandığı herhangi bir şey olabilir; örneğin Rönesans, romantizmin yeniden canlanışı veya sanayi devrimi; y ise işçi sınıfının gönlünde yattığı söylenen en önemli şey. Yine de çokbilmişlik bilimcilerin meslek hastalıklarından sayılmaz. Benim tanıdığım en kötü çok bilmişlerin ikisi de ekonomistti.”
Source: Advice to a young scientist
“Kültürlerin mahkûmları çoğunlukla kadınlardır!”
“Küresel bir pandemi zamanında ıssız bir ormanda kampa gitmekten daha akıllıca ne olabilir? Oysaki böyle bir pandemi olmasa bile yapılacak en akıllı iş yine kamp yapmak olurdu!”
“Küresel ya da yerel kargaşa zamanlarında sakinliklerini koruyan insanlar, kargaşanın zehrine karşı en etkili panzehirdirler!”
“Kürtlerin İslamiyete geçişleri son derece sancılı ve göreceli olarak geç olmuştur. İranlılar, eski dinlerini İslamlıkla emiştirerek Şiîlik potasında eritirken; Kürtler Alevi ve Sunni karakterli dinler ve tarikatlarla örtüştürerek yaşatageldiler.”
Source: Alevi - Bektaşi Edebiyatında Ermeni Aşıkları
“Kütüphaneleri boş olan milletler tarihteki sıralamalarda her zaman en aşağılarda olmuşlardır!”
“Kütüphanelerin gücü seni sadece aradığın kitaplarla değil aramadığın, varlığından bile haberdar olmadığın kitaplarla buluşturmasıdır!”
“Küçücük bir mum kocaman bir meşale olmak ister mi? İstemez, çünkü meşale olursa güzel bir yemek masasında kırmızı şarapların yanında, harika şamdanların içinde olamaz; gecenin gizemli karanlığında şevkle çalışan bir yazarın masasında olamaz; bir tapınağın çiçekli heykelciklerinin yanında olamaz! Küçücük mum, bütün bu küçük güzellikleri bırakıp da büyük bir meşale olmak istemez!”
“Küçük bir gölcükteki kurbağa, engin bir okyanustaki balıktan çok daha fazla mutlu olabilir!”
“Küçük bir hatanın ölümle sonuçlandığı bir pozisyondaysan eğer, büyük hatalar için endişelenmen gerekmez!”
“Küçük bir kafesin içinde tutulmak ister misin? Hayır! Çünkü bu bir dehşettir! O halde neden küçük bir kuşu kafeste tutuyorsun?”
“Küçük bir kasaba sana ne öğretebilir? Küçük bir yerin hâlihazırda tüm dünyanın bütün özelliklerini içerdiğini öğretebilir!”
“Küçük bir kayıkla büyük bir fırtınaya her zaman kafa tutabilirsin ve bu sadece senin ne kadar gayri ciddi biri olduğunu ispatlayacaktır!”
“Küçük bir köydeki büyük adam, küçük bir göldeki büyük gemidir! Bırakın engin okyanuslara yelken açsın!”
“Küçük bir sinek vızlayıp kulağımın yanından geçti, sonra kayboldu. Daha önce hiç Noel'de sinek görmemiştim; Sanat 102 dersinde hissetmemiz öğretildiği gibi, iki tanıdık şeyin beklenmedik şekilde yan yana gelmesinin gerçeküstülüğünü hissederek ona vurdum. Gelecek bu olacaktı.”
Source: A Gate at the Stairs
“Küçük bir sineğin hayatına bile önem vermeye başladığın gün, kutsal bir adama dönüşürsün!”
“Küçük burjuvanın hayatını anlatan, onun zaaflarını, onun adiliklerini dünyanın en büyük kahramanlıkları, en asil heyecanları gibi gösteren hikayelerden illallah dedik artık. Bütün ıstıraplar aşktan doğuyor. Oysaki öte yandan milyonların, milyarların ıstırabı var. Ama ne yazık ki biz o insanı tanımıyoruz. Girmişiz küçük burjuvanın içine, yuvarlanıp gidiyoruz. Başka cemiyetlerin, başka sınıfların adamı olduğumuzu bile bile. Bizim dertlerimiz, içinde yaşadığımız adamların dertlerine benzemiyor. Ne parada gözümüz var, ne pulda. Geçenlerde bir kadın, "Benim için şiir," diyordu, "beyaz bir otomobildir." Biz, en küçük menfaatlerini bile korumaktan âciz zavallılar, nasıl onlarla bir oluruz. Biz, tanımadığımız o büyük sınıfın, o fakir sınıfın adamıyı? Ama tanımadığımız için de onlardan, onların hayatından bahsedemeyiz. Üstelik tehlikeli bir iş o. İnsana sol diyorlar, komünist diyorlar. İyisi mi, bir yazar hep suya sabuna dokunmayan yazılar yazmalı. Ben de öyle yapacağım.”
“Küçük doğru yolları bulmadan esas doğru yoluna ulaşamazsın!”
“Küçük dünyandan çık, ormana git; küçük evinden çık, büyük eve geç! Neden büyük? Çünkü bir ormanın esrarengiz sessizliğinde günlük hayatın yerel sorunları seni terk eder, o fare deliğinden dışarı çıkarsın, aniden sonsuzlukla, evrenle baş başa kalırsın! Asıl büyük eve hoş geldin!”
“Küçük hayallerimden biri, ormanda küçük bir ev; büyük hayallerimden biri, ormanda herkes için küçük evler!”
“Küçük hevesleri olan insanlarla büyük amaçları olan insanlar arasındaki fark şudur: Birinci gruptakiler yüz metre yürüyünce bile yorulurlar; ikinci gruptakiler ise bin kilometre yürüseler bile yorulmazlar!”
“Küçük mutlu bir ev, bütün bu evrendeki en güçlü kaledir!”
“Küçük şeylerde büyük bir güzellik vardır.”
“Kā tas var būt, ka laikmetā, kad cilvēki būvē stacijas uz Mēness, ogles joprojām iegūst raktvēs, Aomaame nobrīnījās.”
“Kāda man dīvaina gaume- mīlu es tikai trīs. Tevi, kas bija un nāca, tevi, kas blakus nu stāv, tevi ,ko sirds un prāts meklē un kuras nav.”
“Ką reiškia meilė iš pirmo žvilgsnio? Kai žmogus suranda artimą veidą arba kvapą.”
Source: Šešios progos numirti
“Kılıç tutan bir el her zaman çirkin bir eldir!”
“kırk yıllık hatır borcu yok, borcun silindi
bir iç hesaplaşmadır artık benim dengim”
Source: Küpeli
“Kırk üç bin köyümüz var; birkaç yüz kasabamız var. İzmit'ten öteye Anadolu'ya açılın; Hadımköy'den öteye Trakya'ya gidin. Birkaç kombinenin dışında hep eski şartların devamını görürsünüz. Coğrafya yer yer esniyor. Sıkı bir nüfus siyasetine, sıkı bir istihsal siyasetine başlamamız lazım. Öğretme ve yetiştirme işleri için de aynı zaruretlerle karşı karşıyayız. Birtakım mekteplerimiz var; birçok şeyler öğretiyoruz. Fakat hep eksik olan bir memur kadrosunu doldurmak için çalışıyoruz. Bu kadro dolduğu gün ne yapacağız? Çocuklarımızı muayyen yaşlara kadar okutmayı adet edindik. Bu çok güzel bir şey! Fakat günün birinde bu mektepler sadece işsiz adam çıkaracak. bir yığın yarı münevver hayatı kaplıyacak... O zaman ne olacak? Kriz...”
Source: Huzur
“Kırların ortasında, göl kenarında bulunan bir evin güzelliği o evde sürekli oturanlar tarafından değil gelip geçen seyyahlar tarafından takdir edilir en iyi!”
“Kırmızı elbiseyle yürümek, elinde ışıkla yürümek demektir!”