Quotessence
Home / Topics / Felsefe Quotes

Felsefe Quotes

Browse 101 quotes about Felsefe.

Felsefe Quotes

“Dinin canlandırılması adıyla bugünlerde öne sürülen şey, dar ve eğitilmemiş kafalarda her zaman yobazlığın da bir o kadar canlandırılması anlamına gelmiştir; bir halkta, bu ülkede her zaman orta sınıflarda görülen hoşgörüsüzlüğün güçlü ve daimi mayası varsa, zulmü görmeyi hak ettiğini hep düşündükleri insanlara etkin olarak zulmetmeye başlamaları için çok ufak bir kışkırtma yeterli olur.”

“Size söylüyorum," dedi. "beni dinleyin! Sonlu bir zeka, tamam mı, karşılaştırma yolu ile mutlak gerçeğe ulaşamaz, çünkü doğası gereği bölünmez olduğundan, gerçek, `daha fazla` ve `daha az` kavramlarını dışlar, bu yüzden gerçeğin kendisi dışında hiçbir şey gerçeğin kesin ölçütü olamaz. Piç kuruları!" Binanın içinden biri, "Yok ya? Sen öyle diyorsun," dedi. Yaşlı adam Brutha'yı görmezden geldi, bir parke taşını büyük bir güçlükle yerden söküp aldı ve elinde tarttı. Sonra tekrar kapıdan içeri daldı. Uzak bir öfke çığlığı duyuldu. "Ah. Felsefe," dedi Om.”

“Belki de gerçek olan rüyalarımızdır. Yani ruhumuzun bedenimizden ayrılıp sonsuzluk aleminde tüm zaman kavramlarını tepe taklak olup geçmişin, geleceğin ve şimdinin aynı anda zühur etmesi bu yüzdendir. Ölüm anında da bu öyle olmaz mı? Şimdinin içinde iken insan bir yandan ahirdeki yerini görür, bir yandan da tüm o geçmiş zamanlara belki de birkaç salise içinde yolculuk yapar. Yani zaman mevhumu sıfırlanır adeta.”

“Ezoterizm ve okültizm değişken olgulardır. Yandaşları, bazen bu ikisinin bilgi ve bilimle ilgili olduklarını savunurlar. Oysa bu kavramların kapsadığı düşünce ve yöntemler, bilimsel ilkeler ve deneyler için yeterli olan tekrarlanabilme ve sınanabilme ölçütlerine uygun olmadığından, bu ölçütlerin genellikle tamamlayıcı olduğu kabul edilir. Buna bağlı olarak da, var olan bilim sınırlarının aşılması yoluyla daha "yüce bir bilgiye" ulaşılması sonucunda bilimin geliştirildiğini savunurlar.”

“Zaman gelir, Aşk"ın nizamında birleşir, Zaman gelir, bölünürler Kargaşa"nın öfkesiyle Ta ki hepsi Bir ve Bütün"e ulaşana dek Bir daha, bir daha batıp boyun eğer. Ve âdet olduğu üzere Bir, Çokluk"tan; Çokluk da Bir"in kadim dağılışından Filizlenip serpildikçe Kavuşurlar doğuma ve fani ömürlere. Bu uzun mübadele sürüp gittikçe Kökleşmiş tanrılar gezer dünyanın çevresinde.”

“Tanrıların gerçek doğasını anlayanlar, beyhude zenginlikler peşinde koşmayıp gerçek hazine olan bilgiyi arayanlar, ruhunu günahlardan arındırıp Nefret"in kanlı işlerinden uzak durarak Sevgi"yi onurlandıranlar, "insanın ıstırabından ve tükenişinden kurtularak ölümsüzlerin sofrasında bayram ederler." Empedokles"e göre bilgenin yolu ve insana yaraşan budur, bu olmalıdır.”

“Evlenmek. Tapınakta ve Meclis'te bostan korkuluğu gibi durmak. Benimle aynı hayatı yaşayıp sıraları geldiğinde bu dünyadan göçüp gidecek çocuklar yapmak; kendi küçük hayatlarının tüm insanlığı özetlediğine inanan çocuklar. Onlar da akılsızca yaşayacak, hep kulaklarının üzerine yatacaklar. Varlıklarıyla yoklukları bir olacak. İneklerin ve eşeklerin ne kadar şanı varsa, çocuklarımın soyundan gelenlerin de o kadar şansı olacak.”

“Şeytani demekle kastettiğim şey, her insanın temelinde ve özünde yatan o doğuştan gelen huzursuzluktur ve bu huzursuzluk onu kendinden çıkarır, onu kendinden alıp sonsuza, asıl olana sürükler, sanki doğa her bir ruhta, o ilk kaosun dışa vurulmamış, tedirgin bir parçasını bırakmıştır; bu parça ise gerilim ve tutku yoluyla o insanüstü, algı ötesi temeline geri dönmek ister.”

“Sonunda kendini yüceltmeyi amaç edinen her çaba felaketle sonlanmaya yazgılıdır. Bir dağa, ne kadar büyük olduğunuzu kanıtlamak için tırmanıyorsanız, hemen hemen hiçbir zaman sağlayamazsınız bunu. Tırmansanız bile içi boş bir zafer olur bu. zaferi sürdürmek için kendinizi tekrar tekrar başka yollarla kanıtlamak, sahte bir imajı tekrar tekrar oluşturmak; peşinizde bu imajın doğru olmadığı ve birinin bunu anlayacağı korkusuyla sonsuza dek bu imajı sağlamak zorundasınızdır. Bu çıkar yol değildir.”

“Hayat seni kendinden uzaklaşmaya başladığında yakalar ve öyle bir köşeye sıkıştırır ki kaçamazsın. İçindeki gücü bulup dönüşmen gereken şeyi net bir şekilde görene, anlayana kadar sıkıştırır. Acıtır. Anlamadan gidemezsin nu dünyadan çünkü anlamak, anlamlandırmak için buradasın. Kendini bulmadan var olamazsın çünkü potansiyelini doldurmak zorundasın”

“Susan Blackmore: Düşüncelerinin birçoğunun lisanstayken şekillendiğini ve o zamandan beri de bunları ayrıntılandırdığını ve açıkladığını söyledin. Ama ben asıl şunu bilmek istiyorum: Bir bilinç filozofu olarak seni gerçekten değiştiren veya kendin hakkında nasıl hissettiğini değiştiren herhangi bir şey oldu mu hiç hayatında? Daniel Dennett: Hatırladığım kadarıyla dine dönme gibi bir deneyimim olmadı! Ama felsefenin dışında insanlarla kurduğum etkileşimlerin hayatımda büyük bir etkisi olduğunu düşünüyorum. Kariyerimin muhtemelen ilk beş yılında, cilalı taş devri kadar eskiden, yani 60'ların sonunda, çoğunlukla filozoflarla takılmaya devam ediyordum ve zamanımın görece daha küçük ama çok önemsediğim ve beni hayretlere düşüren bir kısmını da başka disiplinlerden insanlarla konuşarak geçiriyordum. İnsanlarla yapay zeka, biyoloji, nörobilim ve psikoloji hakkında konuştuğum vakit filozof meslektaşlarımdan daha fazla şey öğrendiğimi ve bunları felsefi açıdan daha ilginç bulduğumu fark etmeye başladım. Yıllar içinde benim açımdan eğlenceli olan şeyin peşinden gittim ve sonrası kendiliğinden gelişti. Felsefe harici konferanslara ve etkinliklere giderek daha fazla davet edilmeye, daha fazla makale ve kitap okumaya başladım; hatta öyle ki felsefeyi artık görev olarak yapıyordum. Felsefe okurken, iyi bir biyoloji metni veya iyi bir psikoloji yahut yapay zeka metni okumaya kıyasla ne kadar da az eğlendiğimi fark edince şok oluyorum. İşte benim için büyük farkı yaratan da bu oldu. Tabii bu, sahadaki birçok insanın, "O halde Dennett artık filozof değil, önceden bir filozoftu belki ama artık değil" demesi anlamına geliyor. Bu konu hakkında tartışmak istemiyorum ama eğer bu doğruysa, belki de bütün filozofların felsefeyi bırakması ve benim yaptığım şeyi yapması gerekiyor. Çünkü bana sorarsanız, felsefi sonuçlar elde ediyorum ve felsefi bir ilerleme kat ediyorum. Bunun, eski zamanlarda yaptığımız o içi boş felsefeden çok daha iyi olduğunu düşünüyorum. Susan Blackmore: Peki, nedir felsefe? Daniel Dennett: Felsefe, henüz sorman gereken doğru soruların ne olduğunu bilmezken yaptığın şeydir.”

“Aydınlanma düşüncesinin temsilcilerinden biri sayabileceğimiz Immanuel Kant, aydınlanmayı ergin olmayış durumundan kurtulma olarak tanımlar; ergin olmayış insanın kendi hatası ile içine düşmüş olduğu, kendi hayatıyla ilgili kararları kendisinin değil, kendisi dışında bir başkasının almasına izin verdiği durumdur.”