E Quotes
Browse famous quotes beginning with E. This page is a child index of the full Popular Quotes A-Z directory.
“Everywhere, I'm looking to reach elegance and intelligence.”
“Everywhere, people are discovering that doing things more slowly often means doing them better and enjoying them more. It means living life instead of rushing through it. You can apply this to everything from food to parenting to work.”
“Everywhere, the ethical predicament of our time imposes itself with an urgency which suggests that even the question Have we anything to eat? will be answered not in material but in ethical terms.”
“Everywhere, we learn only from those whom we love.”
Source: Conversations of Goethe with Johann Peter Eckermann
“Everywhere, within man and without, there is devastation, instability, chaos, and evidence of some prolonged rout.”
“Everywhere, women gathered in knots, huddled in groups on front porches, on sidewalks, even in the middle of the streets, telling each other that no news is good news, trying to comfort each other, trying to present a brave appearance.”
Source: Gone with the wind
“Everywhere......everyone you meet....is a potential brother or sister in CHRIST.”
“Evet...
Adaletin, esitligin, ozgurlugun oldugu altin cag geride kalmistir; mert, yigit, onurlu, caliskan, yardimsever insanlar cekip gitmislerdir. Geride kalan kokusmus bir duzendir!..
Evet..”
Source: Galat-ı Meşhur: Doğru Bildiğiniz Yanlışlar
“Evet, ama bir tiyatrocu!" diye düşündü. "Bir aile ona ne kadar uzak!”
Source: Cevdet Bey ve Oğulları
“Evet "Anadolu direnişi", ilk olarak toprağı işgal edilen, hanımına, kızına tecavüz edilen Türk halkı tarafından başlatılmıştır. Ancak bu direnişin topyekûn bir bağımsızlık hareketi haline gelmesi, yani "Kurtuluş Savaşı" niteliğine bürünmesini sağlayan bizzat Mustafa Kemal Atatürk'tür. Üstelik, Prof. Yalçın Küçük'ün iddia ettiği gibi Atatürk sonradan bu mücadeleye katılmamış, Atatürk yola, "direniş fiktini" savunan ilk Kuvayi Milliyecilerden biri olarak çıkmıştır.
Sayfa : 36”
Source: Cumhuriyet Tarihi Yalanları
“Evet anne." Ağzı kupkuruydu,ama kendine dudaklarını yalama izni vermeyecekti.Onun yerine sıkıca birbirine bastırdı.Babamın çalışma odasında kırmızı elbiseli küçük bir kız var ve kahkahalar atarak bir kenarına mengene monte edilmiş masanın altında saklanmış ve sıyrılmış dizlerini göğsüne çekip,sırtını bin çekmeceli büyük dolaba yaslamış halde oturarak daima orada olacak.Çok mutlu bir kız.Ama annemin salonunda çişini köpek gibi tutmayı beceremeyen çok daha küçük bir kız var.Küçük,kötü bir köpek yavrusu gibi.Ve ben aksini ne kadar dilesem de o daima salonda kalacak.”
Source: The Stand
“Evet, artık yaşlanmıştı Beyoğlu. Üstelik güzel bir yaşlanma değildi bu. İnsanlar iyi bakmamışlardı ona, yabancı seyyahların bir zamanlar dünyanın en çekici kadını olarak tarif ettikleri bu benzersiz yerin, vakitsiz çökerek adeta bir acuzeye dönüşmesi için ellerinden geleni yapmışlardı. Ancak barbarlara yakışır bir açgözlülükle, yüzyıllık binalarını yıkmış, zarif sokakların canına okumuş, zaten küçük olan meydanlarını iğrenç apartmanlarla doldurmuşlardı. Hâlâ cazibesini koruması, bırakın korumayı, ayakta durması bile mucizeydi.”
Source: Beyoğlu'nun En Güzel Abisi
“Evet, bazı hayallerimiz bir zaman kaybından başka bir şey değiller ama yine de ruhumuzu zenginleştiriyorlar!”
“Evet, başarmak için mutlaka zaman zaman dinlenmelisin! Ama şunu unutma, ne kadar dinlenmen gerektiğini bilmek bir sanattır! Fazla dinlenirsen, hedefin kelimenin tam anlamıyla kaçar; az dinlenirsen, hedefine varmadan havlu atarsın!”
“Evet, ben deliyim - insanlar için deliyim. Delilik olmadan reform olmaz.”
Source: The Shape of A Human: Our America Their America
“Evet, biliyorum, çoğu kez umutsuzca bir kurtarıcı arıyorsun! O halde, sevgili kardeşim, aynaya bak, orada kurtarıcını göreceksin! Her birimiz kendi kendimizin tek kurtarıcısıdır!”
“Evet, doğru, hayatta hedefine giden pek çok kestirme yol vardır, ama kestirme yolu seçtiğinde yolculuğun kısalır ve yaşam nedir, yolculuktur, varış değildir!”
“Evet, doğru, mum hafif rüzgârı sever çünkü hafif rüzgârda dans eder fakat gücünün gerçek sınırlarını görmek isteyen her mum daha sert esen rüzgârların karşısına çıkmak zorundadır!”
“Evet, dünyayı yeniden temiz bir dünya haline getirsek bile yaşanabilir başka bir dünyaya kesinlikle ihtiyacımız var çünkü bir şeyin yedeğinin olması her zaman zekicedir!”
“Evet, edebiyatın gözlerinden bakarak hüznün güzelliğinden bahsedebiliriz! Fakat hakikatin gözlerinde hüzün sadece üzüntü vericidir; orada bir güzellik yoktur, sadece dokunaklı bir çaresizlik vardır!”
“Evet, evren bizi kıskanıyor sanabiliriz, çünkü insanoğlu evrende harika şeyler yaratıyor, fakat neyle yaratıyoruz? Evrenin bize sunduğu imkânlarla yaratıyoruz! O yüzden evren bizi kıskanmaz çünkü zaten bizi bizzat bize verdikleriyle destekleyen odur!”
“Evet, faşizm korkunç bir fırtınadır fakat fırtına kırıp döktüğü şeylere çarparken ölümcül yaralar alarak kendi ölümünü de hazırlar!”
“Evet garip bir ülkedir Türkiye. Milli çıkarları savunanlar komünist ve dinsiz, yabancı Hristiyan şirketlerini savunanlar milliyetçi ve Müslüman. Her yurttaşın toprak sahibi olmasını isteyenler mülkiyet düşmanı, uçsuz bucaksız toprakları ağalara verenler mülkiyetçi. Yabancı şirketlere milyonlar kazandıranlar özel teşebbüsçü, milli sanayiin kurulmasını isteyenler özel teşebbüs düşmanı. Milli kahramanlar korkak, hain, Amerikan firması müttehitleri vatansever...”
Source: Bütün Yazıları 1
“Evet, gün geliyor bıkıyorum senden
Ama İstanbul'dan bıkmak gibi bir şey bu,
Git, istersen, cüzam kap bir yerlerden,
Görmek istersen, nicedir, tutkunluğumu.”
Source: Sevda Sözleri
“Evet, hayat böyle bir şey işte', diye kızı o hoş ruh halinde tutmaya çabalayarak onayladı. 'Büyük kuramlar geliştiriyoruz, ruhen uyumlu olmak istiyoruz, her şeyi kılı kırk yararcasına sınamak istiyoruz, ama sonunda başka hiçbir işarete bakmadan anın bahşettikeliyle seçiyoruz birbirimizi.”
Source: Feniçka
“Evet, hayat kısa, yollar da çok zor, ama hayata olan sevgimiz tüm bu olumsuzluklardan daha büyüktür!”
“Evet, her zaman harika bir kader arıyorsun, ama sevgili dostum, sonunda ölüm olan bir kader ne kadar harika olabilir ki?”
“Evet her zaman üçüncü bir yol vardır. O yol önümüzde açılmış bir yol değildir; o yol cüz'i de olsa bize verilmiş, kendisini doğru kullanmakla mükellef olduğumuz irademizle açılacak bir yoldur. O yol, sabrın, azmin ve istemenin yoludur.”
Source: Uyanın, Rüya Vaktidir
“Evet, her şeyden bir şeyler öğrenebilirsin! Mesela, bir demiryolunda durup uzaktan gelen bir trene bak: Trenlerin gelişinde bir disiplin, bir özgüven, bir karizma, bir kararlılık var! Bir yere giderken işte sen de böyle gidebilirsin ve varacağın yerde iyi bir etki bırakabilirsin!”
“Evet, insanoğlu çölde yaşamaya alışabilir ama onun ruhunu besleyen şey ağaçlı bir yerde, ormanların içinde yaşamaktır!”
“Evet, istedigimiz zaman istedigimiz insanlarla sevismek istiyorduk. Ama bu mu ahlaksizliktir yoksa istemedigin bir erkege gelin verilmek mi? Bu soru hepimizin”
Source: Muhafazakarlığa Karşı Feminizm
“evet kimsesizdik ama umudumuz vardı
üç ev görsek bir şehir sanıyorduk
üç güvercin görsek meksika geliyordu aklımıza
caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları
kadınların kocalarını aramasını seviyorduk
sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz
bilir bilmez geyikli gece yüzünden”
Source: Büyük Saat - Bütün Şiirleri
“Evet, okuyan bir ülke istiyoruz, okuyan bir dünya istiyoruz, ancak okuduğun şeyin içeriği ve kalitesi okumanın kendisi kadar önemlidir!”
“Evet, sonbahar yeniden geldi, hep yaz olacak, hayat böyle gidecek sandın ama işte sonbahar geldi ve sana yine hatırlatıyor: Hayatın kışı var, hayatın sonu da var!”
“Evet, tren kendisi için çizilmiş yoldan ayrılmak ister, yani özgür olmak ister, ama bu onun hayatının sonu olur! İşte zavallı tren bütün yaşamı boyunca bu ikilemle yaşar!”
“Evet, yalancı pek çok politikacı vardır, hiç şüphe yok! Fakat bazıları sadece yalancı değil aynı zamanda seri katildirler çünkü onlar insanları bilerek savaşa gönderirler!”
“Evey Hammond: Who are you? V: Who? Who is but the form following the function of what and what I am is a man in a mask. Evey Hammond: Well I can see that. V: Of course you can. I'm not questioning your powers of observation I'm merely remarking upon the paradox of asking a masked man who he is”
“Evey: Who are you?
V. : Who? Who is but the form following the function of what and what I am is a man in a mask.
Evey: Well I can see that.
V. : Of course you can, I’m not questioning your powers of observation, I’m merely remarking upon the paradox of asking a masked man who he is.
Evey: Oh, right.
V. : But on this most auspicious of nights, permit me then, in lieu of the more commonplace soubriquet, to suggest the character of this dramatis persona. Voila! In view humble vaudevillian veteran, cast vicariously as both victim and villain by the vicissitudes of fate. This visage, no mere veneer of vanity, is a vestige of the “vox populi” now vacant, vanished. However, this valorous visitation of a bygone vexation stands vivified, and has vowed to vanquish these venal and virulent vermin, van guarding vice and vouchsafing the violently vicious and voracious violation of volition.
The only verdict is vengeance; a vendetta, held as a votive not in vain, for the value and veracity of such shall one day vindicate the vigilant and the virtuous.
Verily this vichyssoise of verbiage veers most verbose, so let me simply add that it’s my very good honour to meet you and you may call me V.
Evey: Are you like a crazy person?
V. : I’m quite sure they will say so.”
Source: V for Vendetta
“Eveytime I go outside, I’m reminded of why I don’t go outside.
Men, and their desire to make any kind of conversation circle around to sex related within 3.5 minutes of knowing you.
Exhausting”
“Eviction day at the orphanage loomed large over Giti--and I worried deeply for her. 'Allah will provide,' I whispered. But Giti rolled her eyes, unconvinced.”
Source: Persianality
“Eviction is a cause, not just a condition, of poverty.”
Source: Evicted: Poverty and Profit in the American City
“Evictions should be the absolute last resort for landlords and not the first-choice, nuclear option. Evicting people is mostly an unnecessary exercise in power-tripping and avoidable.”
“Evictions were deserved, understood to be the outcome of individual failure. They “helped get rid of the riffraff,” some said. No one thought the poor more undeserving than the poor themselves.
In years past, renters opposed landlords and saw themselves as a “class” with shared interests and a unified purpose. During the early twentieth century, tenants organized against evictions and unsanitary conditions. When landlords raised rents too often or too steeply, tenants went so far as to stage rent strikes. Strikers joined together to withhold rent and form picket lines, risking eviction, arrest, and beatings by hired thugs. They were not an especially radical bunch, these strikers. Most were ordinary mothers and fathers who believed landlords were entitled to modest rent increases and fair profits, but not “price gouging.” In New York City, the great rent wars of the Roaring Twenties forced a state legislature to impose rent controls that remain the country’s strongest to this day.
Petitions, picket lines, civil disobedience—this kind of political mobilization required a certain shift in vision.”
Source: Evicted: Poverty and Profit in the American City
“Evidence and expertise have a well-known liberal bias.”
“Evidence-based coaching involves the use of the latest theory and proven techniques of the behavioral science. The key lies in hiring training services focusing on outcomes and rendering a measurable performance enhancement while supporting personal growth.”
“Evidence-based discipleship allows us to be both innovative and grounded, constantly seeking new ways to help people grow while remaining faithful to the timeless principles of God's Word.”
Source: The Art and Science of Discipleship: Evidence-Based Strategies to Empowering Leaders for Sustainable Ministry
“Evidence-based discipleship helps us to avoid the pitfalls of guesswork and intuition and to instead make informed decisions based on what we know works.”
Source: The Art and Science of Discipleship: Evidence-Based Strategies to Empowering Leaders for Sustainable Ministry
“Evidence exhausts the truth.”
“Evidence for or against God, if it is there, saturates every moment of the experience of existence, every employment of reason, every act of consciousness, every encounter with the world around us.”
“Evidence for this theory comes from the finding that every species seems to have a genetically determined maximum lifespan. While the average life expectancy for humans has increased, the maximum lifespan has remained stable (approximately 120 years). There is also research to suggest that at an early age, our genes trigger hormonal changes in the brain and regulate the cellular reproduction and repair process. At some point in the process, the genes that promote growth are 'switched off,' and those that promote aging are turned on. This leads to a steady decline in the functioning of the body until death occurs. One may see changes not only in physical functioning, but in the cognitive, emotional, and psychological domains as well.”
Source: Psychology from the Islamic Perspective