Quotessence
Home / Quotes / U Quotes

U Quotes

Browse famous quotes beginning with U. This page is a child index of the full Popular Quotes A-Z directory.

All U Quotes

“Uvek su nas učili da budemo poltroni. U svakom totalitarizmu oni pognutih glava doguraju lako do najviših mesta, a teško onima čija kičma neće da se povija. Oni koji se ulaguju, tužakaju u školi svoje drugare, kasnije kad odrastu, dodvoravaju se moćnicima, potkazuju i cinkare i tako idu napred. Takvi su nas onda vode i dovedu do ovoga do čega su nas doveli. Stvaranje negativne selekcije urušava celo društvo iz korena.”

“Uvježbaj se da misliš samo one misli koje odgovaraju na neočekivano pitanje: ''Što ti se sada mota po mislima?'' kako bi, trenutačno i iskreno mogao reći o čemu je riječ, o ovome ili onome, i tako svojim odgovorom dati izravne dokaze o tome da su sve tvoje misli neskrivene i dobrohotne, misli društvena bića koje ne mari za hirove užitaka ili veća zadovoljstva, za suparništvo, zloću, sumnju ili sve ono što bi, priznanjem, izvuklo rumen na obraze.”

“Uyan Be İnsan (Dünya Hizmeti Şiir) Uyan be insan, kalk be insan, Amacına ulaşana kadar durma! Uyan be insan, kalk be insan, Hayaller gerçek olana kadar durma! Uyan be insan, kalk be insan, Her yerde adalet olana kadar durma. Uyan be insan, kalk be insan, Dünyaya barış gelene kadar durma. Uyan be insan, kalk be insan, Her yerde aşk olana kadar durma. Uyan be insan, kalk be insan, İnsanlar insan olana kadar durma. Hadi kalk be kardeşim, bu dünya sana emanet. Kendin için değil, insanlar için mücadele et.”

“Uyan be insan, kalk be insan, Her yerde adalet olana kadar durma. Uyan be insan, kalk be insan, Dünyaya barış gelene kadar durma. Uyan be insan, kalk be insan, Her yerde aşk olana kadar durma. Uyan be insan, kalk be insan, İnsanlar insan olana kadar durma.”

“Uyanmak için normalde çalar saat kullanmıyor olacaksınız. Onun yerine taze pişirilmiş bir kahve kokusu, otomatik açılan perdeler sayesinde odaya dolan gün ışığı ve ileri teknoloji ürünü yatağınızın yumuşak sırt masajıyla açacaksınız gözlerinizi. Büyük olasılıkla dinlenmiş olarak kalkacaksınız yataktan, çünkü yatağın içinde, uyku ritminizi izleyerek uyanma anınızı bir REM döngüsünü bozmayacak şekilde titizlikle ayarlayan özel bir sensör bulunacak”

“Uyudun ve rüyalar âlemine gittin, harikaydı ve sonra uyandın, kendini kâbuslar dünyasında buldun! Hangi dünyada kalmak gerek dersen, elbette kâbuslar dünyasında! Neden? Çünkü rüyalar dünyası sahtedir ve her zaman gerçek bir dünyanın içinde olmak gerek çünkü gerçek değiştirilebilir ve düzeltilebilir; sanal bir cennettense gerçek bir cehennemi tercih etmelisin çünkü ancak gerçeği yaşıyorken gerçekten yaşıyorsun demektir!”

“Uyurken de uyanıkken de, her yerde her zaman hep ne yaptığımıza dikkat ederek yaşıyoruz. Bu yüzden de tüm davranışlarımız ve sözlerimiz yapaylaşıyor, yapmacık bir hal alıyor. Hayatımızı acı çekerek yaşamaya başlıyoruz. Sabahtan akşama kadar üzerimizde, evlilik görüşmesi yapan gençlerin yaşadığı gerginlikle geziyoruz. Sakinlik ve huzur kelimeleri artık sadece kâğıt üzerinde kalmış. Bunları gerçekten hisseden hiç kimse kalmamış. Bu açıdan bakıldığında günümüz modern toplumuna mensup fertlerin tümü aslında birer dedektif ve birer soyguncu. Dedektif denilen insanların işi başkalarının gözünü boyayıp ustaca işleri yalnızca kendilerinin yapabileceğini söylemektir. Bu nedenle, kendi bilinçlerine duydukları farkındalık seviyesi müthiş derecede yüksek olmak durumundadır. Hırsızlar da keza aynı şekilde. Her an yakalanma ihtimali kafalarını sürekli meşgul ettiğinden ister istemez davranışlarının bilincinde olmaları gerekiyor. Günümüz insanları da bir şekilde daha fazla kâr edebilir miyim yoksa edemez miyim düşüncesi içinde yaşadığından, doğal olarak dedektifler ve hırsızlar ile aynı kefede yer alıyorlar. Öz farkındalıkları ister istemez yüksek oluyor. Şunu mu yapsam bunu mu yapsam diye gece gündüz kafa yorduklarından, huzur denilen şeyi bir an olsun hissedemeyen modern toplum insanının dramıdır bu anlattığım. Medeniyetin getirdiği bir beladır. Ahmaklığın vücut bulmuş halidir.”

“Uyuyor muydum ben başkaları acı çekerken? Şu anda uyuyor muyum? Yarın uyanınca veya uyandığımı sandığımda, bugün hakkında neler söyleyeceğim? Dostum Estragon'la, burada gece olana kadar Godot'yu beklediğimi mi? Pozzo'nun hamalıyla birlikte geçip bizimle konuştuğunu mu? Muhtemelen. Ama bütün bunların içinde ne kadar doğruluk payı olacak? O hiçbir şeyin farkında olmayacak. Yediği tekmelerden söz edecek, ben de ona havuç vereceğim. Bir ayağımız mezarda, zor bir doğum doğrusu. Mezarcı çukurun dibinde forsepsi yerleştirir. İhtiyarlığa vakit var daha önümüzde. Hava çığlıklarımızla dolu. Ama alışkanlıklar duyarsızlaştırıyor insanı. Bana da bir başkası bakarak, uyuyor diyor. Kendisinin de uyuduğunun farkına varmadan uyuyor, hiçbir şey bilmiyor. Uyusun bakalım diyor, benim için. Böyle devam edemem. Ne dedim ben?”

“Uzak yerler ve zor işler insanları kendilerine gelmeleri için nazikçe davet etmezler, fakat onlar insanları bir çeşit gizemli mıknatıslarla adeta zorla kendilerine çekerler!”

“Uzmi osmeh i daruj ga onome ko ga nikad nije imao. Uzmi zrak sunca i učini da odleti tamo gde vlada noć. Otkrij izvor i okupaj onoga ko živi u blatu. Uzmi suzu i položi je na lice onoga ko nikad nije plakao. Uzmi hrabrost i stavi je u dušu onoga ko se ne sme boriti. Otkrij život i pripovedaj o njemu onome ko ga ne može shvatiti. Uzmi nadu i živi u njenoj svetlosti. Uzmi dobrotu i daruj je onome ko ne zna darivati. Otkrij ljubav i pokaži je čitavom svetu.”