U Quotes
Browse famous quotes beginning with U. This page is a child index of the full Popular Quotes A-Z directory.
“Uva uvum vivendo varia fit”
“Uvek je neophodno pripisati nekome krivicu za sopstvene neuspehe, diktature uvek pronalaze spoljašnjeg neprijatelja da bi njihove vlastite pristalice zbile svoje redove. Kao što je neko već rekao, za svaki složeni problem postoji jednostavno rešenje koje je uvek pogrešno.”
Source: Foucault’s Pendulum
“Uvek sam verovala da mogu da izdržim dosta, da mogu da podnesem istinu. A onda mi se samo ukazalo: ne podnosim istinu. Istina je previše tvrda i ćoškasta, obložila bih je, umekšala, stavila zaštitu na ćoškove. Možda zato što sam imala rak. Ne znam.”
Source: Ispod majice
“Uvek su nas učili da budemo poltroni. U svakom totalitarizmu oni pognutih glava doguraju lako do najviših mesta, a teško onima čija kičma neće da se povija. Oni koji se ulaguju, tužakaju u školi svoje drugare, kasnije kad odrastu, dodvoravaju se moćnicima, potkazuju i cinkare i tako idu napred. Takvi su nas onda vode i dovedu do ovoga do čega su nas doveli. Stvaranje negativne selekcije urušava celo društvo iz korena.”
Source: Aristokratsko stopalo
“Uvijek je od svog života pokušala kreirati bajku, samo što još uvijek nije došla do svog sretnog kraja. Zapela bi negdje u sredini, u onom trenutku kad stvari naglo postaju loše nakon što su postale dobre i te su se dvije radnje iznova i iznova ponavljale.”
Source: Grad zvijeri
“Uvijek se preuveličava ono što se ne poznaje.”
Source: The Stranger
“Uvijek čovjek ima malo mogućnosti za izbor. Uglavnom dvije, da strada časno ili nečasno. Ja sam častan čovjek i izabrao sam ovu drugu. Najgore što smo slobodni da biramo, a mislimo da nismo. Bolje bi bilo da nismo.”
Source: Djevojka crvene kose
“Uviđam kako mi fali dom, neka baza, krov i četiri zida među kojima ću živjeti i raditi pa onda od tamo putovati. Imati se kamo vratiti. Kad nekamo odem, znati što ću raditi tamo kamo sam otišao. I znati što ću raditi kad se vratim doma, ma gdje taj dom bio.”
Source: Dnevnik jednog nomada
“Uvjeravala me da je ljepota dojam i da će dojam koji ostavljam ovisiti o mojem uživljavanju u sugovornika. Ne prepoznam li njegov karakter i tankoćutnost, pogriješit ću u dojmu... Shvatila sam, trebam se pri¬lagođavati i tako ostati svojom.”
Source: AZ
“Uvježbaj se da misliš samo one misli koje odgovaraju na neočekivano pitanje: ''Što ti se sada mota po mislima?'' kako bi, trenutačno i iskreno mogao reći o čemu je riječ, o ovome ili onome, i tako svojim odgovorom dati izravne dokaze o tome da su sve tvoje misli neskrivene i dobrohotne, misli društvena bića koje ne mari za hirove užitaka ili veća zadovoljstva, za suparništvo, zloću, sumnju ili sve ono što bi, priznanjem, izvuklo rumen na obraze.”
“Uwezekano wa watoto wa ukoo mmoja kuoana ni mkubwa kwa sababu damu ina nguvu ya uvutano. Kuhakikisha kwamba familia zinafahamiana na kushirikiana katika mambo mbalimbali ni jukumu la wazazi.”
“UX DESIGN IS MBA REVERSE ENGINEERED.”
“UX is people.”
“UXORIOUSNESS, n. A perverted affection that has strayed to one's own wife.”
Source: The Devil's Dictionary: The Devil World
“Uyan Be İnsan (Dünya Hizmeti Şiir)
Uyan be insan, kalk be insan,
Amacına ulaşana kadar durma!
Uyan be insan, kalk be insan,
Hayaller gerçek olana kadar durma!
Uyan be insan, kalk be insan,
Her yerde adalet olana kadar durma.
Uyan be insan, kalk be insan,
Dünyaya barış gelene kadar durma.
Uyan be insan, kalk be insan,
Her yerde aşk olana kadar durma.
Uyan be insan, kalk be insan,
İnsanlar insan olana kadar durma.
Hadi kalk be kardeşim, bu dünya sana emanet.
Kendin için değil, insanlar için mücadele et.”
Source: Amantes Assemble: 100 Sonnets of Servant Sultans
“Uyan be insan, kalk be insan,
Amacına ulaşana kadar durma!
Uyan be insan, kalk be insan,
Hayaller gerçek olana kadar durma!”
Source: Amantes Assemble: 100 Sonnets of Servant Sultans
“Uyan be insan, kalk be insan,
Her yerde adalet olana kadar durma.
Uyan be insan, kalk be insan,
Dünyaya barış gelene kadar durma.
Uyan be insan, kalk be insan,
Her yerde aşk olana kadar durma.
Uyan be insan, kalk be insan,
İnsanlar insan olana kadar durma.”
Source: Amantes Assemble: 100 Sonnets of Servant Sultans
“Uyan, kalk, dünyayı sırtına al!”
Source: Amantes Assemble: 100 Sonnets of Servant Sultans
“Uyan kardeşim, her hayvanlığa cevap sensin. Bu zor zamanda dünyanın yeni peygamber sensin.”
Source: Find A Cause Outside Yourself: Sermon of Sustainability
“Uyan kardeşler, cesur ol, vicdanlı ol, kahraman ol. Ve her şeyden önce, İnsan ol. Unutma, biz atalarımız değiliz. Biz yeni insanlarız, yapamayacağımız hiçbir şey yok.”
Source: Dervish Advaitam: Gospel of Sacred Feminines and Holy Fathers
“Uyanmak için normalde çalar saat kullanmıyor olacaksınız. Onun yerine taze pişirilmiş bir kahve kokusu, otomatik açılan perdeler sayesinde odaya dolan gün ışığı ve ileri teknoloji ürünü yatağınızın yumuşak sırt masajıyla açacaksınız gözlerinizi. Büyük olasılıkla dinlenmiş olarak kalkacaksınız yataktan, çünkü yatağın içinde, uyku ritminizi izleyerek uyanma anınızı bir REM döngüsünü bozmayacak şekilde titizlikle ayarlayan özel bir sensör bulunacak”
Source: The New Digital Age: Reshaping the Future of People, Nations and Business
“Uyanıkken bir rüyada yürüyebilirsin: Sadece bir ormanın sisli sabahında yürüyüş yap!”
“Uyarı işaretleri akıllı insanlar içindir, aptallar için değil çünkü aptallar uyarılan şeyleri yaşayarak hayatlarını yaşarlar!”
“Uygarlığa henüz ciddi bir katkı yapmamış olan ülkelerin, uygarlığa büyük katkıları olan ancak artık düşüşe geçmiş ülkelerle alay etmeleri çok komik ve küstahçadır!”
“Uyku bir hayalet gibi belirdiğinde, bütün gerçeklik kaybolur!”
“Uykusuz insanları sessiz bir dayanışma birbirlerine bağlar.”
Source: Night Train to Lisbon
“Uykusuzluğum beni nereye götürdü? Çok iyi anlatılamayan hiçbir şeye. Eminim...”
Source: Letters to Milena
“Uykuya dalarken aklınızdaki son düşünce ile gözlerinizi açtığınızdaki ilk düşünce aynı kişiye aitse; o kişiye âşıksınız.”
Source: Şah. Mat. Aşk.: Bazen bir hamle, bir ömrü değiştirir
“Uyudun ve rüyalar âlemine gittin, harikaydı ve sonra uyandın, kendini kâbuslar dünyasında buldun! Hangi dünyada kalmak gerek dersen, elbette kâbuslar dünyasında! Neden? Çünkü rüyalar dünyası sahtedir ve her zaman gerçek bir dünyanın içinde olmak gerek çünkü gerçek değiştirilebilir ve düzeltilebilir; sanal bir cennettense gerçek bir cehennemi tercih etmelisin çünkü ancak gerçeği yaşıyorken gerçekten yaşıyorsun demektir!”
“Uyumaya devam ederek kâbusuna son veremezsin!”
“uyumazsam dayanamam
nihayetinde insansın, dayandın
ağlayabildiğine inandın
aynı yerlerde aynı otlar bitiyor
kimse kimsenin karşısına böyle çıkmayacaktı.”
Source: Kontrollü Patlama
“Uyurken de uyanıkken de, her yerde her zaman hep ne yaptığımıza dikkat ederek yaşıyoruz. Bu yüzden de tüm davranışlarımız ve sözlerimiz yapaylaşıyor, yapmacık bir hal alıyor. Hayatımızı acı çekerek yaşamaya başlıyoruz. Sabahtan akşama kadar üzerimizde, evlilik görüşmesi yapan gençlerin yaşadığı gerginlikle geziyoruz. Sakinlik ve huzur kelimeleri artık sadece kâğıt üzerinde kalmış. Bunları gerçekten hisseden hiç kimse kalmamış. Bu açıdan bakıldığında günümüz modern toplumuna mensup fertlerin tümü aslında birer dedektif ve birer soyguncu. Dedektif denilen insanların işi başkalarının gözünü boyayıp ustaca işleri yalnızca kendilerinin yapabileceğini söylemektir. Bu nedenle, kendi bilinçlerine duydukları farkındalık seviyesi müthiş derecede yüksek olmak durumundadır. Hırsızlar da keza aynı şekilde. Her an yakalanma ihtimali kafalarını sürekli meşgul ettiğinden ister istemez davranışlarının bilincinde olmaları gerekiyor. Günümüz insanları da bir şekilde daha fazla kâr edebilir miyim yoksa edemez miyim düşüncesi içinde yaşadığından, doğal olarak dedektifler ve hırsızlar ile aynı kefede yer alıyorlar. Öz farkındalıkları ister istemez yüksek oluyor. Şunu mu yapsam bunu mu yapsam diye gece gündüz kafa yorduklarından, huzur denilen şeyi bir an olsun hissedemeyen modern toplum insanının dramıdır bu anlattığım. Medeniyetin getirdiği bir beladır. Ahmaklığın vücut bulmuş halidir.”
Source: I Am a Cat
“Uyuyor muydum ben başkaları acı çekerken? Şu anda uyuyor muyum? Yarın uyanınca veya uyandığımı sandığımda, bugün hakkında neler söyleyeceğim? Dostum Estragon'la, burada gece olana kadar Godot'yu beklediğimi mi? Pozzo'nun hamalıyla birlikte geçip bizimle konuştuğunu mu? Muhtemelen. Ama bütün bunların içinde ne kadar doğruluk payı olacak? O hiçbir şeyin farkında olmayacak. Yediği tekmelerden söz edecek, ben de ona havuç vereceğim. Bir ayağımız mezarda, zor bir doğum doğrusu. Mezarcı çukurun dibinde forsepsi yerleştirir. İhtiyarlığa vakit var daha önümüzde. Hava çığlıklarımızla dolu. Ama alışkanlıklar duyarsızlaştırıyor insanı. Bana da bir başkası bakarak, uyuyor diyor. Kendisinin de uyuduğunun farkına varmadan uyuyor, hiçbir şey bilmiyor. Uyusun bakalım diyor, benim için. Böyle devam edemem. Ne dedim ben?”
“Uz cilvēku neved neviena laipa, neviens tilts. Uz cilvēku var aiziet tikai pa atspulgiem.”
Source: Epifānijas
“Uzaemon is no longer surprised by Shuzai's perspicacity. "I don't know if I have the right to involve you."
"To a believer in Fate," replies Shuzai, "it's not you who is involving me.”
Source: The Thousand Autumns of Jacob de Zoet
“Uzak hedef, zayıf ve kararsız insanlar için geçerli bir kavramdır! Güçlü ve kararlı insanlar için bütün hedefler yakın hedeflerdir!”
“Uzak yerler ve zor işler insanları kendilerine gelmeleri için nazikçe davet etmezler, fakat onlar insanları bir çeşit gizemli mıknatıslarla adeta zorla kendilerine çekerler!”
“Uzaklardaki bir manastırda bile, hakikatten halen uzakta olabilirsin! Gerçeği bulmak için ihtiyacın olan tek şey sağlam bir düşünme biçimidir.”
“Uzaktan, İstanbuldan uğultular geliyor,kızıl kanatlı yırtıcı kuş Menekşenin üstünde,göğsünü esen yele verip kanatlarını germiş süzülüyor,önümde İstanbul şehrinin acımasızlığının,yitmişliğinin,kendi kendini,insanlığını unutmuşluğunun,çok şeyler yitirmişliğinin bir anıtı,yüzlerce kuş başından dikilmiş bir anıtı duruyordu.(s.79)”
Source: Kuşlar da Gitti
“Uzaludno i pogrešno je tražiti smisao u beznačajnim a prividno važnim događajima koji se dešavaju oko nas, nego ga treba tražiti u onim naslagama koja stoleća stvaraju oko nekoliko glavnih legendi čovečanstva- legendi o prvom grehu, potopu, Prometeju, Sinu čovečijem”
Source: Zapisi o Goji
“Uzay araştırmaları bütçesini azaltmak, insanlığa büyük bir ihanetten başka bir şey değildir! Uzay araştırmaları bizzat kendi varoluşumuzla yakından ilgilidir. Başka şeylerin bütçesini azalt, uzayla ilgili olanınkini artır! Büyük düşün; büyük düşünmezsen evren seni yok eder!”
“Uzay, rüzgârsız sessiz bir yerdir, tıpkı bilge adamın zihni gibi!”
“Uzaylıları görmek için başka bir gezegene gitmene gerek yok, sadece yetmişli yılların fotoğraflarındaki ilginç elbiseli insanlara bak!”
“Uzaylıların bizimle temas kurmasını bekliyoruz! Temasa geçerlerse, onlara sunabileceğimiz en iyi şey ne olacak? Tabii ki insani değerlerimiz, başka ne olabilir ki!”
“Uzağı görmek için her zaman keskin bir göze sahip olunması gerektiği söylenir ama aslında keskin bir zihne sahip olmak gerekir!”
“Uzgob: Approachin’ target area, Gimzod. Why the zog ain’t ’em bomb bay doorz open yet?
Gimzod: Beg pardon, boss, but we’re ’avin’ some trouble down ’ere wiv the payload…
Uzgob: Then get the bommbadeer boyz to fix it!
Gimzod: Can’t do that, boss, seein’ as ’ow the payload already ate ’em…”
Source: Deff Skwadron
“Uzgob: Heh, heh. “Mission akkomplished”. A quick detour over Karnage Skwadron’s base, an’ we ’ead for ’ome.
Gimzod: Karnage Skwadron’s base, boss?
Uzgob: Heh — that’s right, Gimzod. We’ve got a bommer ’ere painted with enemy markings, so who’s gonna know it's really us if we bombs the place to zog?!”
Source: Deff Skwadron
“Uzima wa milele si mchezo wa kubahatisha! Kila mtu atalipwa kulingana na matendo yake, mema au mabaya, na huo uzima wa milele atapewa yule atakayetenda mema maisha yake yote.”
“Uzmi osmeh i
daruj ga onome ko ga nikad nije imao.
Uzmi zrak sunca i
učini da odleti tamo gde vlada noć.
Otkrij izvor i
okupaj onoga ko živi u blatu.
Uzmi suzu i
položi je na lice onoga ko nikad nije plakao.
Uzmi hrabrost i
stavi je u dušu onoga ko se ne sme boriti.
Otkrij život i
pripovedaj o njemu onome ko ga ne može shvatiti.
Uzmi nadu i
živi u njenoj svetlosti.
Uzmi dobrotu i
daruj je onome ko ne zna darivati.
Otkrij ljubav i
pokaži je čitavom svetu.”
“Uzmognem li prošlost da vaspostavim
Nad ponorom sadanjim svetiljku
Hoću li moći sebe da vidim”
Source: Krugovanje