Quotessence
Home / Topics / Hayat Quotes

Hayat Quotes

Browse 302 quotes about Hayat.

Hayat Quotes

“Dördüncü adım, Konstantinopolis'i İstanbul yapmaktır. Esas fetih budur işte. Fatih şehre girdğinde savaşmaktan bitap düşmüş, korkudan tir titreyen bir halk ve viran olmuş bir belde ile karşılaştı. Bu beldeyi, açıp gülzar yapmak imar, inşa ve ihya ile oldu. İçindeki karanlığı teslim aldığın gün, fetih gerçekleşmeyecek, sadece fethe giden yol açılmı olacak. Bil ki fetih, o karanlığın tekrar hortlamasını ve kalp mülküne tahakküm etmesini engelleyecek bir bahar ikliminin içinde sürekli kalması ile mümkün olacak. İmar, inşa ve ihya, son nefese kadar devam edecek bir çabadır. Fatih olmak, sürekli fetihle yaşamak demektir.”

“Ayasofya hâlimizdir. Şimdi müze olarak kullanılmaktadır. Aslî mahiyetine yabancılaşmış, Allah'a kulluk tezahürünün mekanı olmaktan çıkmış, bir teşhir merkezine dönüşmüştür. Ama ne kadar yabancılaşsa da, dört bir tarafından göğe doğru açılmış minareleri, içinde göreni haşyete sürükleyen lahuti levhaları ve en önemlisi de gireni ve göreni derin bir hüzne sürükleyen o garipliği ile bu kadar zamandır inkar ettiğimiz kimliğimizi yüzümüze çarpmaktadır. Ayasofya yüzümüzde şaklayan bir tokattır. Bütün haşmeti ve sembollerine rağmen müze olarak kullanılmasının bütün zillet, acizlik ve yenilgimize rağmen izezt sahibi insanlar gibi ortalıkta dolaşmamızdan bir farkı var mıdır? Dışımız Ayasofya'dır, içimiz laikleştirilmiş bir müzedir. Dışımız dört yandan bakıldığında minareleri ile cami görüntüsündedir, ama bu minareler ezansızdır. Dışımız, indirilemeyen İzzet Efendi'nin levhaları gibi ilk bakana mânâmızı söyler, ama o levhaların dili susturulmuştur. Ayasofya halimizdir, gerçek kimliğimizi yüzümüze çarpan, ne olduğumuzu, nereden gelip nereye gittiğimizi vicdanımıza haykıran içimizdeki dinmeyen sestir. Ayasofya bir remzdir, bir simgedir, bir şiardır. Bizi bize anlatır. Bizi cümle âleme anlatır. Madem Ayasofya halimizdir, istikbalimizin parlak şafağı onun kubbesinden ışıyacaktır.”

“Özgür bir insanın kararlarının akılla bağlantılı olduğunu savunan alışılageldik görüşler, Zohar' ın deyimiyle... seçim ve özgürlüğün doğasını görmezden gelmemize neden olmuştur. Çağdaş fiziğin tanımladığı özgürlük, aklımızın gücüne bağlı bildik inanç sistemimize hiç de uygun değildir." Aldığımız kararlara eşlik eden "niçin" in "çünkü" sü yoktur. Tam tersine, "çünkü" yü açıklayan mantığın oluşmasına neden olan şey, yapmış olduğumuz seçimdir ve bir seçim yaparken o seçimi yapmamıza bir de neden yaratırız. Seçim,Kierkegaard' ınn vaktiyle "kader sıçraması"dediği yoğun bir özgürlük anında yapılmıştır. Bu nedenledir ki varouşçu psiyikaytri "neden"lerle değil, "nasıl" varolmakta olunduğu"yla ilgilenir. Engin Geçtan - Hayat”

“Siz bir romantiksiniz, Edith," diyerek sözünü yineledi Mr.Neville gülümseyerek. "Yanılan sizsiniz," diye yanıtladı Edith. "Ömrüm boyunca bu suçlamayı dinledim durdum.Romantik değilim ben.Ben, evcil bir hayvanım. Ahlayıp ohlayıp taşkın tutku gösterilerinin, büyük aşkların özlemini çekmiyorum, aşk için dünyayı hepten gözden çıkarmıyorum. Bütün bunları biliyorum ve bunun insanı yapayalnız bıraktığını da biliyorum. Hayır, benim can attığım şey rutin yaşamın yalınlığı. Güzel bir havada kol kola bir akşam yürüyüşü.Bir iskambil oyunu. Gevezelik etmek. Bir yemeği birlikte hazırlamak”

“Hayatın saçmalıklarından biri de bu. Yıllarca birlikte olduğun insanlara şüpheyle bakarken; hayatına yeni girmiş ve daha tam olarak tanımadığın birine herkesten çok güven duyup yakınlık hissedebiliyorsun. Duyulan yüksek güven ve yakınlık hissi zamanla hiçlik tarafından silip süpürülüyor. Ve bu duyguların yerini kayıtsızlık alıyor. Zirveye ulaşan ilişki başlangıca dönüyor, sıfıra ve sonra eksiye düşüyor. Ardından nefret ve yabancılaşma gerçekleşiyor. Örneğin bir çocuğun, bir zamanlar çok sevdiği, ama zamanla gözünde değersizleşip eskiyen oyuncağını hiç düşünmeden çöpe tekmelemesi gibi. İnsanlar da çok sevdiklerini zamanla tüketiyor, ruhlarını emiyor ve sonra zevkle kendi alanından dışarıya tekmeliyor. ‘Artık benim için değersizsin! Son kullanma tarihin geçti.’ diyor ve tüm yaşananları bir çırpıda silip atıyor. İnsan tüketen bir varlık.”

“Hayat yolculuğunun sonunda bir ışık görüyorsan hayal görüyorsun demektir çünkü ışık sadece yaşarken var ve her sorun sadece yaşarken çözülebilir, sadece yaşam sınırlarımız içerisinde her şey mümkündür çünkü ölüm senin elinden bütün güçleri alır, seni sıfırlar, kocaman bir sıfır olursun, ama yaşarken sonsuz sayılara ulaşman mümkün.”

“Evindeki eşyaları azalt; etrafındaki kalabalıkları azalt; kafandaki düşünceleri azalt, etrafında ve zihninde çok fazla şey var, hepsi birer perde sanki, etrafını, önünü, arkanı sağını ve solunu görmeni engelliyorlar, bunları azaltabildiğin kadar azalt, bunlardan kurtulabilidiğin kadar kurtul! Etrafını ve zihnini sadeleştir, berraklaştır, bırak evren seni görsün ve sen de evreni! Etrafında çok fazla sis var, dağıt onları!”

“Hayatta her şeyi kontrol edemeyeceğini anladığın zaman insanda bir yenilgi hissiyle beraber harika bir rahatlama hissi oluşur! Ve şimdi sıkı dur, dostum, o kabullenişin verdiği rahatlamayla bazen o kontrol edemediğin şey de - sanki görünmez bir el sana bir kıyak çekermiş gibi - kontrol altına alınır! Bu herhalde evrenin senin yenilgiyi kabul edişin karşısında yaptığı güzel bir jesttir!”

“Eğer istersek, varsayımlar alanında dilediğimiz kadar at koşturabiliriz. Başıboş bir ilkbahar rüzgarının savurduğu kanatlı bir tohum gibi köksüz. Öte yandan da, aynı zamanda, rastlantı diye bir şeyin varlığını yadsıyabilir, bilmezden gelebiliriz. Olan olmuştur, olacak olan da besbelli olacaktır, işte böyle, sürüp gidebilir. Başka bir deyimle, aramızdaki "her şey" ile önümüzdeki "sıfır" arasında sıkıştırılmış olduğumuzdan, bizimkisi, içinde ne rastlantıya ne olanağa yer verilen, geçici bir varoluştur.”