Quotessence
Home / Quotes / B Quotes

B Quotes

Browse famous quotes beginning with B. This page is a child index of the full Popular Quotes A-Z directory.

All B Quotes

“Bir şeylerin sonuna geldiğini hissediyordu. “Şimdi oturduğum yerden kalkıp başka şehirlere gidebilirim. Çok zengin olup dünyayı gezebilirim. Kültürleri tanıyabilir ve çeşit, çeşit insanla tanışabilirim. Hayatımın ilerisi için hedefler koyabilir, amaçlar üretebilir, anlamlar ve değerler yaratabilir ve başarı basamaklarını dörder beşer atlayabilirim…” (...) “Altmış beş yaşıma kadar çalışıp tüm başarıları elde edebilirim. Birilerine anlam yükleyip onları yanımda tutmak için her şeyimi feda edebilirim. Bir köpek sadakatiyle bağlı kalmayı öğrenebilirim. İşimde yükselmek için üstlerime boyun eğebilir, boyun eğdikçe örselenebilirim. Kazandığım paralarla dünyayı gezip farklı kötülükler, kültürlere özgü farklı şeytanlıklar deneyim edebilirim. Paranın farklı biçimleriyle farklı varoluşlar tadabilirim. Coğrafyalara özgü farklı var oluşlar! Bir insanın Türkiye’de yaşadığı var oluş ile Finlandiya’daki var oluş deneyimi aynı olmayacaktır elbette! Fakat… Bir mümin sabrıyla istediğim her şeyi elde ettikten sonra ne olacak? Tüm başarılar, hedefler ve amaçlar gerçekleştirildiğinde, anlamları tükettiğimde, erişilecek yeni bir şey kalmadığında ne olacak? Hiçbir şey… Tıpkı hayatım gibi cümlelerin hepsi anlamsız. Bir insanın nasıl ki yaşamak için suya ve yemeğe ihtiyacı varsa; kendini aldatabileceği yalanlara, anlamlara, tüm hayatını serebileceği zaman kavramına da ihtiyacı pekala var. Bir insanın nefes alması yaşadığı anlamına gelmiyor… Yaratıcı insan! Ahlak yasaları koyan, evrensel yalnızlık korkusu içinde tanrılar var eden, kendi canını her şeyden çok kutsal görebilen ve özgürlüğü için kan dökmeyi helal gören ama hiçbir zaman huzura kavuşamayan insan… İnsan olarak var olmayı ben seçmedim, ama son vermeyi seçebilirim. Kollarımdan alacağım küçük bir güç ile bedenimi öne sürerek birkaç saniye içinde tüm acılarıma, kaygılara, geçmişe ve geleceğe, kısacık bir an ile son verebilirim. Acılarımı acıyla dindirebilir ve zehri panzehir olarak kullanabilirim…”

“birbirini tanıdığını sandığı için artık iletişim kurmaya gerek duymayan iki taraf olduğu sürece, her ülkede iç savaş çıkarılabilirdi. Burada önemli olan, aynı toplum içindeki farklı grupların birbiriyle bağını koparmaktı ki bu da çocuk oyuncağıydı. Çünkü insan denilen varlık, sadece ebeveynlerine ve o ebeveynlere benzeyenlere güvenebilen aptal bir çocuktu. Hatta bütün hayatı, anasıyla babasından farklı görünen herkesten korkmak ya da nefret etmekle geçiyordu.”

“Birbirleri için en ağza alınmaz yazılar yazdıkları, kalplerini en tamir edilmez yerinden, sanatkâr gururlarından kırdıkları oluyordu. Okuyanlar: “Bunlar artık imkânı yok yüz yüze gelemezler" kararına henüz varmadan, hangisi erken sarhoş olursa hemen ötekine koşuyor, boynuna sarılarak af diliyordu. Kâmil Bey bu cins yazarları, huysuz, şımarık, hastalıklı çocuklara benzetti. İlk zamanlar, bunların arasında, kendisini ruhça ve bedence sıhhatli bulduğu için bir acayip utanma duydu”

“Bird of Paradise, feather among leaves, To the earthy soil I am bound and tied. Anchored by claws of roots and weighty sheaves, My spirit flies among the birds that glide. My sprawled pinions verdant, tail feathers pied, A crest of orange crowned is my disguise. As winds breathe hope and new life, then subside, Seeds are sown and grown right before my eyes. My vision is centered, strong are my arms, I feed the hungry and withstand their sting, I greet the sunrise, and bathe in rainstorms. Wildflowers fret and speak of blight all spring, But Paradise shuns foreboding such plight. Proud is my nature, I stand strongly bright.”

“Bird taxonomy is a difficult field because of the severe anatomical constraints imposed by flight. There are only so many ways to design a bird capable, say, of catching insects in mid-air, with the result that birds of similar habitats tend to have very similar anatomies, whatever their ancestry. For example, American vultures look and behave much like Old World vultures, but biologists have come to realize that the former are related to storks, the latter to hawks, and that their resemblances result from their common lifestyle.”

“Birdie slid out the chair to his left, crawled up onto it, shifted to sit, and crossed her arms on the table. “I heard my daddy tell Mommy somebody painted your picture on a barn. He said the police are going to imbestigate you.” “He did?” She bobbed her head. “He said you looked like the devil. Are you the devil?”

“Birdle Burble I went out of mind and then came to my senses By meeting a magpie who mixed up his tenses, Who muddled distinctions of nouns and of verbs, And insisted that logic is bad for the birds. With a poo-wee cluck and a chit, chit-chit; The grammar and meaning don't matter a bit. The stars in their courses have no destination; The train of events will arrive at no station; The inmost and ultimate Self of us all Is dancing on nothing and having a ball. So with a chat for chit and with tat for tit, This will be that, and that will be It! (poem for James Broughton)”

“Birds and periodic blood. Old recapitulations. The fox, panting, fire-eyed, gone to earth in my chest. How beautiful we are, he and I, with our auburn pelts, our trails of blood, our miracle escapes, our whiplash panic flogging us on to new miracles! They’ve supplied us with pills for bleeding, pills for panic. Wash them down the sink. This is truth, then: dull needle groping for the spinal fluid, weak acid in the bottom of the cup, foreboding, foreboding. No one tells the truth about truth, that it’s what the fox sees from his scuffled burrow: dull-jawed, onrushing killer, being that inanely single-minded will have our skins at last.”