M Quotes
Browse famous quotes beginning with M. This page is a child index of the full Popular Quotes A-Z directory.
“Mówi się często, że kobiety oszukują mężczyzn. Jednak z mojego punktu widzenia nie zaczynają bynajmniej od kłamstwa. Na samym początku to mężczyzna czerpie przyjemność z tego, że jest oszukiwany. Nieważne, czy kobieta mówi prawdę, czy kłamie - wszystko, co mówi, jest miodem na uszy.”
Source: Naomi
“Mówi się, że trzech rzeczy nie da się ukryć: słońca, księżyca i prawdy. Prawda rzadko jest czysta i nigdy nie jest łatwa.”
Source: The Science of Harry Potter: The Spellbinding Science Behind the Magic, Gadgets, Potions, and More!
“Mówią, że są na świecie niezliczeni święci, którzy nie mają nic wspólnego z kościołem i niemal nie zdają sobie sprawy z istnienia Boga. Ale podobno Bóg chodzi wśród tych ludzi bez ich wiedzy.”
Source: I Am the Messenger
“Mówię to jemu i mówię tobie: śmierć jest nam potrzebna! Nie powinniśmy żyć wiecznie! Nie takimi nas stworzono! Jesteśmy zbyt głupi na wieczność. Zbyt egoistyczni. Zbyt zadufani w sobie. Nie jesteśmy gotowi na życie bez końca. Potrzebujemy śmierci, Jacob. Bez śmierci nie potrafimy żyć.”
Source: FUTU.RE
“Mögen Romantiker über die Existenz der Liebe debattieren, Pragmatiker wissen, daß es sie gibt und nutzen sie für ihre Zwecke.”
Source: Night Shift
“Mörkret fyller mig i några gnistor, den här gången på ett rogivande sätt. Som om det hälsar mig välkommen tillbaka.”
Source: Drakviskaren
“Mùa xuân nhất định sẽ về, và sẽ có hoa điểm tuyết... Ở nước Nga thường có cả mùa đông lẫn mùa xuân. Nước Nga của chúng ta là như thế đó. Nhất định là có mùa đông, lẫn cả mùa xuân.”
Source: Белый Бим Чёрное ухо
“Múmias não eram mais assustadoras do que qualquer obra de arte naquele museu. Eram artefactos, coisas mortas, extintas há muito tempo, sem alma e sem sentimentos. Os vivos eram mais aterrorizadores.”
Source: Percepção, uma estranha realidade
“Música de Agua de Siles había reducido la realidad a signo, y había privilegiado la palabra por encima del referente.”
Source: Historia poesia española siglo xx
“música de olvido
os pássaros amanhecendo
o que já não era mais cantável”
Source: Pelo que a sobrevivência mata
“Música! Melancólico alimento para los que vivimos de amor.”
Source: Rayuela
“múzeum vagyok tele műalkotásokkal
de te csukva tartottad a szemed”
Source: Milk and honey
“Mû par un besoin obscur, je me mis à peindre tout de suite avec des couleurs très vives. Sur ma feuille, la tête de l’oiseau était jaune d’or. En me laissant guider par ma fantaisie, je continuai mon travail et, en peu de jours, j’eus terminé.”
“Mücadelesiz kazanılan bir zafer, onursuz bir zaferdir; mücadeleye rağmen gerçekleşen bir yenilgi şerefli bir yenilgidir!”
“Mükemmel bir bahçe asla kendiliğinden oluşmaz! Mükemmel dediğin işlerin arkasında titiz bir çalışma, harika bir yetenek ve sonsuz bir emek vardır!”
“Mükemmel bir fotoğraf, mükemmel bir anı mükemmel bir şekilde yakalamış olan fotoğraftır!”
“Mükemmel bir katedrale baktığımızda içimizde iki farklı duygu ortaya çıkar: Bir yandan mimar ve bu katedrali yapan işçiler için hayranlık duygusu; öte yandan, bu parayı ekmek bile bulamayan aç insanlar için harcamak yerine, bu katedrale harcayanlar için büyük bir öfke hissi!”
“Mükemmel bir manzarayı ancak mükemmel bir açıdan yakalarsan onun mükemmel mükemmelliğine ulaşabilirsin!”
“Mükemmel bir ortama sahip mükemmel bir yerde insan ya mükemmel bir şeyler yapma çalışkanlığına ya da sadece var olan mükemmelliği yaşama tembelliğine kapılır!”
“Mükemmel bir yol bulduğunda mükemmel olmayan yollarda geçirdiğin zamana çok acırsın! Ama şunu da unutma ki mükemmel olmayan yollarda çok zaman geçirdiğin için mükemmel yolun değerini mümkün olan en iyi şekilde anladın!”
“Mükemmel bir yol bulduğunda, çok geçmeden sıradan yollarda geçirdiğin zamana acımaya başlarsın!”
“Mükemmel bir yol mükemmel bir yolcu mu arar? Yoksa kusurlu bir yolcuyu mu tercih eder, onu mükemmelliğe yükseltmek için?”
“Mükemmel bir şey veya çok güzel bir şey gördüğünde, sessiz bir şaşkınlık bu mükemmelliği kutlamak için bir insanın söyleyebileceği en büyük sözdür!”
“Mükemmel millet diye hiç bir şey yok. Millet mükemmel doğmaz, milletinizi mükemmel yapmalısınız.”
Source: Yaralardan Yangın Doğar: Explorers of Night are Emperors of Dawn
“Mükemmel savunma yoktur. Koruma diye bir şey yoktur. Hayatta olmak, tehlikelere açık olmaktır; hayatın doğasında var tehlike, yaşamak böyle bir şey.”
Source: Clans of the Alphane Moon
“Mülkiyeti kendilerine ait hapishanelerde kalmalarının tek nedeni güvenlikti.”
Source: Bliss
“Mümkün olan her an bir trajedi bizi yakalayabilir; bizzat bu sebepten dolayı, mümkün olan her an hayatı yakalamalıyız!”
“Mümkündür ki senin en iyi geleceğin geçmişte yatabilir; o zaman o harika geleceğe varman için geçmişine geri dönmelisin!”
“Münakaşada zafer, mağlup olanındır, yenilmek zenginleşmektir. …Münakaşa hakikati birlikte aramaktır… Hakikat bin bir cepheli, bin bir görünüşlü. Karşınızdaki, göremediğinizi gösterecek size. Sizden farklı düşündüğü ölçüde yaratıcı ve öğreticidir.”
Source: Bu Ülke
“Mürekkep, kalem ve kağıt sizsiniz, hayatınız sizin kendi kararınız.”
Source: Handcrafted Humanity: 100 Sonnets For A Blunderful World
“Müslüman erkek, eğer birden fazla kadın aldığı zaman onların arasında adalet-eşitlik gözetemeyeceğini düşünürse, bir tek kadınla ve cariyeleriyle yetinmelidir. Cariyeler arasında adalet-eşitlik gözetlemek diye bir şey söz konusu değildir, çünkü onlar insandan sayılmamışlardır.”
Source: Şeriat ve Kölelik
“Müslüman mısın? Umurumda değil! Hristiyan mısın? Umurumda değil! Budist misin Yahudi misin? Hiç umurumda değil! İyi bir insan mısın, duymak istediğim şey bu, sende görmek istediğim şey, sende aradığım şey bu!”
“Müslüman ol,
Hristiyan ol,
Yahudi ol ya da Hindu ol.
Ne istiyorsan ol,
ama herşeyden önce,
iyi bir insan ol.”
Source: Insan Himalayanoğlu: It's Time to Defect
“Müslümanım, Terörist Değil
(Dinim Şiiri)
Evet, ben müslümanım, ama terörist değil,
Niye, her Amerikalı neonazi midir?
Nefret hayvanların niyetidir, ama,
Bir insanın niyeti aşk ve barıştır.
Benim için kimse kafir değil,
Çünkü, benim için merhamet inançtır.
Tanrı'ya inan, ya da inanma, farketmez,
Çünkü, sadece insanlıksız insan kafirdir.
Biz diyoruz su, onlar diyorlar water,
Ama su, susamış kişinin dinine bakmaz.
Benim için her iman gerçek ve eşittir,
Çünkü her şeyden önce biz insanız.
Hala nefret ediyorsan, senin nefretin sana mübarek.
Zor durumda olanlara yardım etmek, bir insanın ibadet.”
Source: Ingan Impossible: Handbook of Hatebusting
“Müssten wir dann nicht alle an unserer Existenz zweifeln?”
Source: Die Seiten der Welt
“Mütemadiyen geçmişini veya geleceğini düşünüyorsan bugününü öldürürsün ki hayatının elle tutulur tek bölümüdür o!”
“Müthiş bir manzaraya bakan birinin bizzat manzaraya mı yoksa manzaranın zihninde uyandırdığı bir şeye mi baktığına bakarak onun bilge bir kişi mi yoksa zihninin esiri biri mi olduğunu anlayabiliriz! Anın kendisine odaklanmak bilgeliğin önemli bir parçasıdır!”
“Müzik başladığında yolculuk başlar. Olduğun yerde asla kalmazsın, bir yere gidersin, her yere gidersin! Müzik seyahat etmektir!”
“Müzik bir ışıktır! Her yere ulaşabilir ve her şeye dokunabilir!”
“Müzik canlılıktır ve canlılık müziktir!”
“Müzik diliyle konuştuğunda, karşındakiler sana dansla yanıt veriyorlarsa gerçekten de çok iyi konuşuyorsun demektir!”
“Müzik, görünür bir mutluluk yaratabilen görünmez bir varlıktır!”
“Müzik, keyfimizi kaçıracak herhangi bir şeye karşı etrafımıza bir duvar örer ve aynı zamanda mutluluk ülkesine geçmek için bize bir köprü inşa eder!”
“Müzik okullarında dansçılar gittikten sonra, orada sessizliğin içerisinde müziği duymaya ve loşluğun gölgeleri arasında dansçıların siluetlerini görmeye devam edersin!”
“Müzikten daha hızlı hareket edersen tuhaf kaçacaktır; müzikten daha yavaş hareket edersen tuhaf kaçacaktır! Rüzgârın ritmini aynen takip eden sonbahar yaprakları gibi ol!”
“Müziğin önemini tam olarak anlamak için müziksiz bir dünya hayal etmeye çalışmalısın! Böyle bir dünya bir umutsuzluk ve can sıkıntısı dünyası olurdu!”
“Mÿnna tachton gernast spuho somen gelen Emÿna daÿda"
[modern: Minä tahdon kernaasti puhua suomen kieltä, [mutta] en minä taida]
("I willingly want to speak Finnish, [but] I am not able")
(found in a German travel journal c.1450)”
“Mă amăgesc. Poate toată viaţa n-am făcut decât să mă amăgesc. Şi tu ai să fii cea mai grea amăgire a mea.”
Source: Fiul risipitor
“Mă culcasem lângă glasul tău.
Era tare bine acolo şi sânii tăi calzi îmi păstrau
tâmplele.
Nici nu-mi mai amintesc ce cântai.
Poate ceva despre crengile şi apele care ţi-au cutreierat
nopţile.
Sau poate copilăria ta care a murit
undeva, sub cuvinte.
Nici nu-mi mai amintesc ce cântai.
Mă jucam cu palmile în zulufii tăi.
Erau tare îndărătnici
şi tu nu mă mai băgai de seamă.
Nici nu-mi mai amintesc de ce plângeai.
Poate doar aşa, de tristeţea amurgurilor.
Ori poate de drag
şi de blândeţe.
Nu-mi mai amintesc de ce plângeai.
Mă culcasem lângă glasul tău şi te iubeam.”
“Mă deranjezi în permanență, fiindcă-mi bați în piept!”
Source: Fluturi