Quotessence
Home / Quotes / G Quotes

G Quotes

Browse famous quotes beginning with G. This page is a child index of the full Popular Quotes A-Z directory.

All G Quotes

“Gödel’s scheme has nothing to do with mathematics in and of itself. It concerns false approaches (i.e. non-ontological approaches) to the definition of what math is. The incompleteness theorems proved that such approaches are doomed to failure. Gödel didn’t prove a single thing about what math is. What he proved is what’s it’s not. He proved that it definitely isn’t manmade.”

“Gödel, the great mathematical logician, was the champion of rational religion. In many ways, we seek to establish a Leibniz-Gödel hyperrationalist alternative to science. We want to refute the idea that science is just one monolith of materialism and empiricism. You can be a much better scientist by choosing a much better, more rational science, namely that of idealism and rationalism.”

“Gördüğün şey olmak için düşünmeyi durdurmalısın! Çılgın dalgalar olmak için çılgın dalgaların önünde düşünmeyi bırakmalısın, bütün düşünceleri terk etmelisin!”

“Görülüyor ki Muhammed'in tanımladığı Tanrı, "güzel bir şekilde rızıklandırdığı" kulları ile bu kulların sahip bulundukları köleler arasında eşitlik olamayacağını bildirmekte, ve bununla âdeta övünmektedir. Öte yandan Tanrı, yine Muhammed'in söylemesine göre, köle ile efendisi arasında eşitlik sağlamanın aleyhindedir; sağlamak isteyenlerin de karsısındadır. Çünkü köleyi efendisi ile eşit kılmanın, Tanrı’ya sirk koşmak (putları Tanrı’ya ortak yapmak) gibi bir şey olabileceğini anlatmaktadır.”

“Görünmez bir yangın tüm benliğini kuşatmış, kül etmişti. Acı duymaktan çok yaşama nefret duyuyordu. Oturup kaldığı kaldırım taşından gözlerini parkın çimlerine dikmiş ve yeşilliğin içinde kendine yaşanabilecek başka bir dünya arıyordu. İçinde yaşadığı acımasız, adaletsiz ve kanla beslenen dünyadan ayrı, zıt bir dünya arıyordu gözleri. Ağlamak istiyordu. Belki ağlasa iyi gelebilirdi fakat gözlerinden bir türlü yaş düşmüyordu.”

“Görünüşte 27 Mayıs hareketi, DP iktidarının şiddet tedbirleri ile yarattığı politik çıkmazın sonucudur. Ne var ki bu politik çıkmazın temelinde, ekonomik çıkmaz yatmaktadır. Türkiye'de kapitalist gelişme çabası bir kez daha hoşnutsuzluk, sıkıntı ve hayal kırıklığı yaratmıştır. Halbuki tarımda büyük çapta üretim artışı, bol ithalat olanağı ve elverişli dış konjonktür dolayısıyla, devlet eliyle planlı bir sanayileşmeye gidilebilseydi, Türk ekonomisi, sağlam ayaklar üzerine oturabilecek adımlar atabilirdi. Devlet eliyle kapitalist imali, pek az sanayileşme sağlamış ve geniş çapta kaynak israfına yol açmıştır. Türkiye'de özel sektörün gücünü savunmak için hazırlanmış bir Odalar Birliği Raporu dahi, Menderes dönemindeki kaynak israfını itiraf etmektedir: «Bütün azgelişmiş ülkelerde olduğu gibi, Türkiye'de de özel sektör yatırımlarının kısa devreli spekülatif kazanç vaadeden sektörlere aktığı iddia olunur. Böyle bir iddianın önemli ölçüde gerçeği aksettirdiğine şüphe yoktur.»”

“Görüyorsun ya, ailede herkes genellikle iyi. Öyleyse neden küçük İsa bize yakınlık göstermiyor? Dr. Faulhaber'in evine gidersin masanın bir sürü şeyler tepeleme dolu olduğunu görürsün. Villas-Boaslarda da öyle. Dr. Adaucto Luz'dan hiç söz etmeyelim." İlk kez, Totóca'nın ağlamak üzere olduğunu gördüm. "Bu nedenle, küçük İsanın yalnız iş olsun diye yoksul doğmak istediğini düşünüyorum. Sonra da, yalnızca zenginlerin zahmete değdiğini görmüştü... Neyse, bırakalım bunları. Belki söylediklerim çok günah.”

“Gözlerim yıkılmayı bekleyen talihsiz binaları taradı. Bir zamanlar bu evlerde yaşayan İstanbulluları hatırladım, onların bu şehre, kültürümüze kattıklarını. Sahiden de lanetlenmiş gibiydi bu semt. Çekilen acılardan sonra uğursuz rüzgârların eksik olmadığı bir belde gibi. Şehrin dokusuna müdahale edilmişti, sadece bu binalara değil, insanların hayatına da. Bu meşum viranelik, İstanbul'un göbeğindeki bu getto, o toplumsal histerinin, o devlet intikamının bir bedeliydi. Ama şimdi bunu çocuklara anlatmaya çalışsam anlamayacaklardı, üstelik çözmemiz gereken iki ölümlü bir cinayet dosyası bizi bekliyordu hâlâ.”