Quotessence
Home / Quotes / B Quotes

B Quotes

Browse famous quotes beginning with B. This page is a child index of the full Popular Quotes A-Z directory.

All B Quotes

“Bizim edebiyatımızda olduğu gibi musikimizde de iki akım vardır. Edebiyatımızda aruz vezninde şiir yazma ve aruzsuz, yani parmak vezninde şiir yazma üslûbu vardır. Aruz vezni İran ve Arap etkisinde kalan medrese ve saray şairleri arasında, parmak vezni ise halk şairleri arasında yaygındı.”

“Bizim hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Hepimizde birer parça olan zübüklük birleşip işte başımıza böyle zübükler çıkıyor. Oysa zübüklük bizde, bizim içimizde. Onları biz, kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra, kendi zübüklüklerimizin bir tek Zübük’de birleştiğini görünce ona kızıyoruz. Bu zübükler heryerde var, biz zübükler nerde varsak, onlar da orada...”

“Bizim için en değerli olan gizleri beceriksizlik ve düzensizlik içinde, gereğinden de fazla açığa vururuz, fazla yapay bir kılık altında da ele veririz onları. Seslerini duyurtmaya hiç ara vermeden, onlara bir biçim vermeden ustalaşmayı, hemen hemen eşit dozlarda doğal ile sanat birleştirmesini bilmeyi, kısacası “olmayı” beklemek daha iyidir. Çünkü aynı zamanda her şeyi yapabilmek, olmaktır. Sanatta, ya her şey bir arada gelir ya da hiçbir şey gelmez; alevsiz ışık yoktur.”

“Bizim tefeci-bezirgân finans-kapital toplumu burjuvazinin özgür girişimi, ilerici, özgürlükçü aşamasını tatmadı. Batılı aydının geçmişinde, burjuvazinin, batı burjuvazisinin ilerici çağının büyükleri yatıyor. Bacon var, Descartes var, Montaigne, Rabelais, Diderot var o düşüncenin temelinde. Bizde kapitalizm en gerici yanıyla, tekelci biçimde, finans-kapitalizmi olarak geldi çöktü yedi bin yıllık Babil artığı tefeci-bezirgân toplumumuza. Kırım Harbi’nden bu yana, örtülü ya da açıkça para babalarının elindedir kapılar. Kapayıverirler. Aydın işsizlik korkusunda, açlık korkusunda, can korkusunda. Öyle büyümüş ki bu korku; nedeni, türü, nerden, nasıl çıktığı da unutulmuş da salt korku kalmış. Put olmuş korku, beyinleri sınırlıyor.”

“Bizler dünyada kaybettiğimiz anda Allah'ı kazanırız. Dünyanın kapılarının kapandığı yerde cennet kapıları açılır. Bütün peygamberler bu hikmeti kendi hayatlarıyla bize göstermişlerdir; kayıp kazancımız, hiçlik sermayemiz, fakr onurumuzdur. Yaşamak zorunda kaldıkları zorlukların zirveye ulaştığı anda Allah'u Teala nebilerini en büyük ilahi ihsanlarıyla mükafatlandırmıştır. Onların sabrı, tahammülü derecesinde yardımını, himayesini yollamıştır. Hz. Yusuf (as) kuyunun karanlığından kurtulmuş ve Mısır'ın azizi olmuştur. Hz. İbrahim (as) ateşten kurtarılmıştır., o ateş ona bir gül bahçesine dönmüş ve kendisi Allah'ın dostu, halili olma makamı ile şereflendirilmiştir. Hz. Yunus (as) balığın karnından kurtarılmıştır, Hz. İsmail (as) bıçakla kurban edilmekten kurtarılmıştır, Hz. Nuh (as) tufandan selamet bulmuş ve gemisiyle karaya oturmuştur.”

“Bizler uyanmış ya da uyanmakta olan kişilerdik; çabamız, hep mükemmel bir uyanıklık durumunu ele geçirmeye yönelikti. Oysa başkalarının çaba ve arayışları, kendi görüş ve ideallerini, kendi ödevlerini, kendi yaşamlarını ve mutluluklarını peşine takıldıkları sürününkilere giderek daha sıkı bir şekilde bağlamaya yönelikti. Bu insanlarda da çaba, bu insanlarda da güç ve büyüklük eksik değildi. Kanımızca biz nişanı taşıyanlar doğanın yeniliğe, sürüden ayrılmışlığa ve geleceğe ilişkin istemini oluştururken, başkaları bulundukları yerden ayrılmamakta direten bir istemi canlandırıyordu. Onların da bizim gibi sevdiği insanlık, kendilerine göre gelişimini tamamlamıştı ve bu durumuyla ayakta tutulup korunması gerekiyordu. Oysa bizim için uzak bir gelecekti insanlık, hepimiz bu geleceğe ulaşmak için yola koyulmuştuk; öyle bir gelecek ki, nasıl bir görünüm taşıdığını kimse bilmiyordu, yasaları hiçbir yerde yazılı değildi.”

“Bizzaro Time by Stewart Stafford I took dawn selfies on a bridge, Geneva worms conferred in slime, A woman's dog slithered serpentine, It snapped and hissed in bizarro time. A businessman's briefcase in flight, Went public in a philanthropist sky, Umbrellas blossomed into trees, Peacenik pigeon medal caught the eye. Coffee shops served liquid light, Brewed up pagan code of yore, Pedestrians' morphed molten form, Glass-blown in tangerine pour. We shared loop shrugs, muted pleas, Sober intoxication's escapist twist, A uniquely-marketed Tuesday morn, Dreamt up to commodify every tryst. © 2025, Stewart Stafford. All rights reserved.”

“Bjarne Møller, my former boss, says people like me always choose the line of most resistance. It's in what he calls our 'accursed nature'. That's why we always end up on our own. I don't know. I like being alone. Perhaps I have grown to like my self-image of being a loner, too....I think you have to find something about yourself that you like in order to survive. Some people say being alone is unsociable and selfish. But you're independent and you don't drag others down with you, if that's the way you're heading. Many people are afraid of being alone. But it made me feel strong, free and invulnerable.”

“Bjartur declared that he had never denied that there was much that was strange in nature. "I consider that there's nothing wrong in believing in elves even though their names aren't on the parish register," he said. "It hurts no one, yes and even does you good rather than harm; but to believe in ghosts and ghouls-that I contend is nothing but the remains of popery and hardly fit for a Christian to give even a moment's consideration." He did his utmost to persuade the women to accept his views on these matters.”

“BL series play an important role in creating a space where people feel they're not alone. Seeing characters on screen who reflect your own identity or feelings is deeply meaningful. It reinforces the idea that all forms of love are beautiful and equally valuable, and helps push society toward greater openness and inclusion.”

“Blabbering on about “evidence” exposes the bankruptcy of your capacity to present a rational argument. No rational, necessary argument has any reliance whatsoever on empirical contingency. None of the eternal truths of reason requires any human senses, or any human experiences, or any human “evidence”. In other words, the eternal truths of reason – the rational basis of existence – have zero reliance on human science.”