Quotessence
Home / Quotes / H Quotes

H Quotes

Browse famous quotes beginning with H. This page is a child index of the full Popular Quotes A-Z directory.

All H Quotes

“Hiçbir an, şu andan daha değerli değildir çünkü bizzat şu anın dışındaki hiçbir an canlı değildir; şu andan başka anlar ya ölüdürler ya da henüz doğmamışlardır!”

“Hiçbir gerçek yoktur ki, karşıtı da gerçek olmasın! Yani şöyle: Bir gerçek ancak tek taraflıysa, dile getirilip sözcüklere dökülebilir. Düşüncelerle düşünülüp sözcüklerle söylenebilen ne varsa tek taraflıdır, hepsi tek taraflı, hepsi yarım, hepsi bütünlükten mükemmellikten ve birlikten yoksun.Ulu Gotama öğrencilerine dünyadan söz açarken, çile ve esenlik diye ikiye ayırdı. Başka türlüsü olanaksızdır, öğretmek isteyen birinin izleyeceği başka yol yoktur. Ancak dünyanın kendisi, gerek çevremizdeki, gerek içimizdeki varlık asla tek taraflı değildir. Asla bir insan ya da bir eylem tümüyle Sansara, tümüyle Nirvana değildir, asla bir insan tümüyle kutsal ya da tümüyle günahkar olamaz. Böyle gibi görünmesi yanılmamızdan, zamana gerçek bir nesne gibi bakmamamızdandır. Zaman gerçek değildir, Govinda, ben sık sık yaşadım bunu. Zaman da gerçek değilse, dünya ile sonsuzluk, acı ile mutluluk, kötü ile iyi arasında var gibi görünen çizgi de bir yanılgıdan başka şey değildir.”

“Hiçbir hükümet, vatandaşlarının bilgili olmasını istemez, çünkü eğer vatandaşlar bilgilenir ve kendileri için düşünmeye başlarsa, hükümetlerin yapacak bir şeyi kalmayacak ve hükümet kavramı yeryüzünden silinecektir. Bir hükümetin veya devletin varlığı, vatandaşların aptallığına dayanır - kitleler ne kadar aptalsa, hükümet o kadar güçlü olur.”

“Hiçbir lideri takip etme; hiç kimseye itaat etme; kalabalıklar köledirler; bağımsız bir duruş sergile; yalnızca kendi zihninden emirler al!”

“Hiçbir sevginin ardından gidemem. Sevgi inandırıcı değildir. Düşüncelerin bulduğu, düşüncelerin biçimlendirdiği bir durumdur. Düşünüldüğü oranda büyür, derinleşir, büyütülür, derinleştirilir. Ne denli düşünülürse, o denli büyür. O denli dayanılmaz boyutlara ulaşır, ulaştırılır. Gerçekleştirilemez. Soyutlaşır. Ve hiçbir zaman bitmez. Yaşam gibi. Ölüm gibi.”

“Hiçbir zaman inandıramadım seni kahramansız bir dünyaya neden inandığıma. Hiçbir zaman inandıramadım seni o kahramanları uyduran zavallı yazarların neden kahraman olmadıklarına. Hiçbir zaman inandıramadım seni o dergilerde resimleri çıkanların bizden başka bir soydan olduğuna. Hiçbir zaman inandıramadım seni sıradan bir hayata razı olman gerektiğine. Hiçbir zaman inandıramadım seni, o sıradan hayatta benim de bir yerim olması gerektiğine.”

“Hiçbir zaman iyi bir eş, iyi bir baba, iyi bir insan veya iyi bir yazar, başarılı bir çalışan, saygı gören bir iş insanı, örnek bir sanatçı ya da halkın kahramanı olarak lanse edilen politikacı olamayacağına inanıyordu. Burada bahsedilen “iyi”, herkesin kabul ettiği “iyi”den farklıydı. Kötü de, iyi de, çirkin de, güzel de kişiden kişiye değişen ve farklı yorumlanan olgulardı. O, insanlığın genelinde kabul görülmüş “iyi”den, erdem ve ahlak yasalarıyla şekillendirilmiş, güçlü pranga, eziyet ve işkencelere rağmen isyan etmemeyi, atılan her tokada diğer yanağı getirmeyi öğütleyen “iyi”likten bahsediyordu. Her hareket bir ihtiyacın sonucuydu ve her yapılan iyilik aslında iyilik sayılmazdı. O, hiçbir zaman baş tacı olmayı düşlemiyordu. Yazdıklarının ve düşüncelerinin kabul görmemesi, insanlara olan uzaklığı, ahmak cesaretinden yoksunluğu, düzene karşı gelen düzensizliği ve her şeye rağmen kendine özgü mutsuzluğuyla mutluydu. Onun “iyi”si buydu.”

“Hiçbir şey ilgimi çekmiyordu, her şeyden tiksiniyordum, yaşamak bende kasıntı yapıyordu, nefes almak sinirlerimi ayağa kaldırıyordu, etrafıma bakınca içimden kafamı duvarlara vurmak geliyordu, insanları izlemek midemi bulandırıyordu, sözlerine maruz kalmak cildimi egzamayla kaplıyordu, çirkinliklerine şahit olmak beni sarsıyordu, insanlarla sık sık karşılaşmak soluğumu kesiyordu, hele onlara dokunmak, bunu sadece düşünmek bile beni bayıltabilirdi. Kısacası tüm varoluşumu bu rahatsızlığım üzerine kurgulamıştım.”