T Quotes
Browse famous quotes beginning with T. This page is a child index of the full Popular Quotes A-Z directory.
“Tú serás el único que besará
la constelación de pecas de mi espalda.”
Source: Todo lo que nunca te dije lo guardo aquí
“Tú sé mi poesía, yo seré tus páginas.”
Source: Giants in Jeans: 100 Sonnets of United Earth
“Tú temes el mañana, sin embargo el ayer es igual de peligroso.”
“Tú tienes que ser la chica que aparece con ideas prácticas y muy locas que merece la pena comentar y probar. Y juega a la ofensiva: por cada cuatro cosas que se te pida que hagas, ofrece un producto o una idea que no se te haya pedido.
(...) Tienes que estar más obsesionado con los detalles que ninguna otra persona de tu equipo y con tener en la cabeza qué es lo que hay que hacer, cómo, cuándo y por qué. Da por hecho que todo se quedará sin hacer a menos que estés encima de todo y de todos, como, probablemente, será.”
“Tú vives buscando el momento perfecto y yo intento que este lo sea”
“Tú y solo tú puedes decidir que clase de persona quieres ser y en qué quieres convertirte. Tú puedes decidir. Siempre puedes decidir. Mi amigo Mekronos me lo enseñó...”
Source: Mekronos Metamorfosis
“Tüm bu işlevlerine rağmen, evlerin son zamanlarda gitgide balkonsuzlaştırılması, yani evlerin kastre edilen mekânlarının balkonlar olması oldukça düşündürücü, duygusal olarak da ürpertici. Kastre edilmiş balkon biçimi ise, "fransız balkonu" diye tabir edilen, sanırım dış dünyaya "fransız" kalmamızı arzu eden 40 santimetrelik bir çıkıntı. "Balkonmuş" gibi yani. "-Mış gibi" yaşamlarımıza oldukça uygun bir biçim olsa gerek.”
Source: Ya Hiç Karşılaşmasaydık
“Tüm bunlara bakarak bir süre durmuş, sonra yepyeni diş macununu alıp elinde tutmuştu. "Sevgili" yoktu "Sevgiler, annen" yoktu. Sadece yeni bir diş fırçası, diş macunu ve parfüm vardı. Gerçek sevgi bazen kör olduğu kadar dilsiz de, diye düşünmüştü.”
Source: The Stand
“Tüm dünya ailemdır.”
Source: Ingan Impossible: Handbook of Hatebusting
“Tüm Dünya Ailemdır
(Küresel Vatandaş Şiiri)
Herkes için ailesi dünyadır
Ama benim için tüm dünya ailemdır.
Çünkü bir gerçek insanın hayatında,
Her duvar sadece kötü bir bedduadır.
Dünya Leyla ise ben sarhoş Mecnunum,
Eğer dünya mecnunsa ben leylayım.
Nefret fırtınalarının ortasında,
Ben sadece aşkın çapasıyım.
Gerekirse dünyayı kalbimde saklayacağım,
Kalbin amacı evsizler için bir ev olmaktır.
Mücadele edeceğim, savaşacağım, ama,
Ailemi bırakmayacağım son nefesime kadar.
Tekrar diyorum, dünya benim sorumluluk benim.
Bağnazlar dikkat, sağlığına çok zararlıyım.”
Source: Ingan Impossible: Handbook of Hatebusting
“Tüm dünya camidir,
Masumlar bizim tanrımız.
Onlara hizmet ilahi hizmettir,
Onların mutluluğu bizim cennetimiz.”
Source: Yüz Şiirlerin Yüzüğü
“Tüm dünya camidir,
Masumlar bizim tanrımız.
Onlara hizmet ilahi hizmettir,
Onların mutluluğu bizim cennetimiz.
Her şeyin üstünde merhamet gerçek,
Merhametten başka maneviyat yok.
Her şeyin üstünde insan gerçek,
İnsanın üstünde hiçbir şey yok.”
Source: Yüz Şiirlerin Yüzüğü
“Tüm dünya tek millet.”
Source: Rowdy Scientist: Handbook of Humanitarian Science
“Tüm hayatı boyunca seyredilmek istemişti, seyredilmişti ve bunun için kimseden özür dilemesi gerekmiyordu.”
Source: Önden Üç Bilet
“Tüm İslam ülkelerinde kölelik, yirminci yüzyıla gelinceye kadar “doğal” ve “resmi” bir kuruluş olarak iş görmüştür; panayırlarda ve esir pazarlarında insanlar, tıpkı hayvanlar gibi parayla alınıp satılabilmişlerdir.
20. yüzyılın başlarında kölelik, Müslüman ülkelerde resmen kaldırılmaya başlanmış olmakla beraber, ne uygulanması gerçekten yok edilebilmiş ve ne de zihniyet olarak terk edilebilmiştir. O kadar ki İslam dünyasının en büyük “bilim” yuvası sayılan el-Ezher Üniversitesi, köleliğin Kur’an’dan kaynaklanan bir kuruluş olduğunu ve savaş esirlerinin “köle” olarak kullanılmalarının doğal olduğunu savunmaktan geri kalmamıştır (Bkz. “Macalla”, Temmuz 1962). Yine bunun gibi 1962 yılında Kral Faysal, Batı ülkelerinin zorlamasıyla köleliği kaldırır görünürken, din adamları, bu kuruluşun temellerinin Kur’an’da yattığını söyleyerek, direnme yolunu seçmişlerdir.”
Source: Şeriat ve Kölelik
“Tüm insanları sevme zorunluğuna katlanmayacak kadar hümanist kıvama geldim aheste aheste… Hayatta, insanlara karşı sıcak ama mesafeli bir yerde durmanın sonsuz faydalarına inanıyorum.”
Source: Babam Beni Şahdamarımdan Öptü
“Tüm insanlık tarihi boyunca insanların mutlu olmak için en çok kullandıkları araç şudur: Kendini kandırmak! İnsanoğlu çoğu zaman kendini kandırarak kolayca elde edebileceği sahte mutluluğu, kendini kandırmayarak ancak büyük çabalarla elde edebileceği gerçek mutluluğa tercih etmiştir!”
“Tüm kainat benim mahalle, bütün evren benim Medine.”
Source: Yabancı Yarim: Sessizliği Dinle, Kâinati Duyacaksın
“Tüm kainat bizim mahalle.”
Source: Kral Fakir: When Calls The Kainat
“Tüm kâinat benim mahalle.”
Source: Iftar-e Insaniyat: The First Supper
“Tüm tecrübeleri cebimize koyduk biz.
Baskı gördük, şekil aldık; tokat yedik, büyüdük.
Sonunda bugün olduğumuz bu güzel insan haline geldik.”
Source: Sanmasınlar Yıkıldık
“Tüm yolculuklar arasında öyle müthiş bir yolculuk vardır ki saniyeler içinde seni kederden neşeye, çukurdan bulutların üzerine, bitkinlikten aksiyonun zirvesine, umutsuzluktan umuda götürür: Müzik!”
“Tüm şımarık kızların aklına başına sonradan gelir ve muhtemel kabul görmenizi sağlayan bahaneleri de vardır.”
“TÜMBAHAR
Köşede çarpışsa tümbaharlar
İlkbahar sıcak bir merhaba dese
Sonbaharın içi farklı ürperse
İlkbahar ona gülümsedi diye
Bu sonbahar çekip gitmeye.
Tanırım ben bu mahcup sonbaharı
Mahallenin yalnız ve gizemli adamı
Tombul komşular der ki
Az ağaç yaprak dökmedi
Görünce bu gözü yaşlı sonbaharı.
Umarım bu kez böyle olmaz
Çekilir aralarından o uzun yaz.”
Source: Âlem Olan Kelimeler
“Tür"ün etkisinde kalan bizler tektipleştirme eğilimi içerisinde oluruz. Her ülkenin belirli bir türe ev sahipliği yaptığı zihnimizde oluşan bir algıdır; aslında türün özellikleri çoğunlukla vücut yapılarıyla ortaya çıkar. Fakat bu, kalıtımsal oluşum ve değişkenlik aralığı bakımından bizim için hiçbir şey ifade etmez. "Tür" gündelik deneyimlerimiz ile şekillenen öznel bir olgudur.
Ayrıca şunu unutmamalıyız ki "tür" oldukça soyut bir kavramdır. Kişisel özelliklerin ayırt edici yönleri - toplum içerisinde bu özelliklerin hepsine sahip özgün bir bireyin olduğunu düşünmemize sebep olmasına rağmen- aynı kişide toplu olarak nadiren görülür.”
Source: Anthropology and Modern Life
“Türk beğleri dalkavukluğun ne olduğunu bilmedikleri, devşirmeler ise bunda pek usta oldukları için, II. Murad çağından sonra memleketin yüksek mevkilerine devşirmeler gelmeye başlamış ve milli ahlakın bozulmasına sebep olmuşlardır.”
Source: Türk Ülküsü
“Türk destanlarında alpler insanî; fakat hanımları ruhanî bir özellik taşır. Bu nedenle genellikle alplerin hanımları, Tanrı tarafından gönderilmiş kutsal kadınlardır. Oğuz Kağan'ın ilk eşi gökten inen bir ışık içinde Oğuz'un önüne çıkmıştır. İkinci eşi de bir ağaç kovuğunda bulduğu bir kızdır.”
Source: Türk Mitolojisi
“Türk dilini seviniz. Çünkü Türklerin en az geçmişleri kadar büyük geleceği olacak ve bu gelecek, o geçmişe dayanacaktır.”
Source: Türkçenin Sırları
“Türk genci, devrimlerin ve cumhuriyetin sahibi ve bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimini ve devrimleri benimsemiştir. Bunları güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve bir davranış duydu mu, ‘Bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adalet örgütü vardır.’ demeyecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla; nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır.
Polis gelecek, asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, ‘Polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir.’ diye düşünecek, ama hiç bir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek, ‘Demek adliyeyi ıslah etmek, rejime göre düzenlemek lazım.’ diyecek.
Onu hapse atacaklar. Yasal yollarla karşı çıkışlarda bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraflar yağdırıp, haklı ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılmasını, kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki, ‘Ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden ve etkenleri düzeltmek de benim görevimdir.’
İşte benim anladığım Türk genci ve Türk gençliği!”
Source: Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri
“Türk milleti, Türk kökünden gelenlerle Türk kökünden gelmiş olanlar kadar Türkleşmiş kimselerden meydana gelen topluluktur.
Şuuraltında veya duygularının gizli yönünde başka bir ırkın şuur ve özleyişini taşımayan kimselerdir.”
Source: Türk Ülküsü
“Türk milletinin şanlı tarihi, hiçbir milletin tarihinde olamayacak sayıda kahramanlıklarla doludur. Ancak bu kahramanlıkları tarihimize yazdıran gerçek kahramanların pek azını, Türklerin dışındaki milletler de tanır.”
Source: Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa
“Türk mitlerini oluşturan ana unsur destanlardır. Türkler tarih boyunca yiğitlik ve kahramanlığı kendilerine bir yaşam şiarı edinmek suretiyle, düşmanlarına korku salma amacı gütmüşlerdir. Bu da destanlarının oluşumunda ve zaman içinde şekillenmesinde değişmez önemli bir etken olmuştur.”
Source: Türk Mitolojisi
“Türk musikisinin bizde kalan en eski izleri bahşı, ozan ve kobuz sözleridir. Bahşı sözünün bugünkü manası halk şairi veya çalgıcısıdır. Halk arasında kobuz veya donbura çalıp destanlar okuyan özel kişiler, yani şair veya çalgıcılar vardır. Biz bunlara bahşı diyoruz. Hâlbuki hicrî IX. asırda Ali Şir Nevai zamanında bu söz, Uygurca yazan kitap anlamında kullanılmıştı.”
Source: Özbek Klasik Müziği ve Tarihi
“Türk sinemasının ümmi döneminde, ortalama Türk filmi, bir Doğulu yabancılaşmanın, 'alaturka'nın ürünüydü; şimdi Batılılığa özgü bir yabancılaşma, 'alafranga' baskın. Yeni dönem sinemasında ne klasik Doğuya, ne de köklü bir Batılılığa yer var. Bunların her ikisinden de ustaca kaytarılıyor. (Aydın bir sinemanın ölçütünün Batılı bir bilinçle Doğuyu araştırmak, Doğulu bir bilinçle Batıya sanatsal eleştirel bir düzeyde gaza etmek olduğu öne sürülebilirse, bunların her ikisi de yeni dönem sinemasında yok. Doğudan ve kendi Doğululuğundan nefret eden, elden düşme bir Batıya teslim bayrağını çekmiş bir 'sürü psikolojisi'nin tüm izlerini taşıyor bu yeni sinema.)”
Source: Yeşilçam Günlüğü
“Türkistan değil, İngiliztan değil, Hindistan değil, sadece Aşkistan lazım, sadece Aşkistani olmak lazım.”
Source: Divane Dynamite: Only truth in the cosmos is love
“Türkiye'de beklemek istemeyen ya da beklemeyi beceremeyen kişi, ne denli yetenekli olursa olsun, hiç bir şey başaramaz ve sinirlerini yıpratmaktan başka bir şey elde edemez; gücünü hızla tüketir, son dostlarını ve koruyucularını da yitirir ve en sonunda kimseye hiç bir yarar sağlamadan, aptalca ölüp gider. Buna karşılık akılsız ve değersiz, ama beklemeyi bilen biri, başka bir deyişle bir hayvan gibi edilgen kalabilecek, sinsice tek gözü açık uyuyabilecek kıpırtısızlığa sahip biri hemen her zaman amacına ulaşır; her durumda şansı, bu vasfa sahip olmayan yetenekli ve girişimci insanlardan daha fazladır.”
Source: Omer pacha Latas
“Türkiye'deki en temel iletişim sorunlarından biri: Zarif davrandığınızda zayıf sanılmanız.”
“Türkiye’nin arzulanan modernleşmesi ve rasyonelleşmesi Atatürk’ün Modern Türkleri iktidara gelinceye kadar asla gerçekleşmeyecektir çünkü yalnızca modern ve rasyonel zihinler modern ve rasyonel bir ülke yaratabilir!”
“Türkiye'ydi burası; harika şeylerin ömrünün uzun sürmediği ülke!”
Source: Kanadı Kırık Kuşlar
“Türkiye yedi yılda bir kriz yaşıyor. 1994, 2001, 2008 ve 2015. Bakalım 2022 nasıl olacak? Kriz zamanlarından önce gayrimenkul satmak ve likit kalmak çok önemlidir. Çok büyük yatırımlar yapıp bundan çıkma zamanı geldiğinde işin değeri on katına çıkmış olsa bile bundan çıkamayan insanlar gördüm.”
Source: Milyon Dolarlık Sözler
“Türkler, Türkçülük ile güçlenecek, kurtulacak, ilerleyecek, yükselecektir.”
“Türklerin Kılıçla Müslümanlaştırılmaları da Muhammed'in Getirdiği Cihad Buyrukları Yoluyla Olmuştur”
Source: Şeriatçıyla Mücadelenin El Kitabı
“Türkçülük, Büyük Türkeli’nde, Türk uruğunun kayıtsız şartsız hakimiyeti ve bağımsızlığı ile Türklüğün her yönden bütün milletlerden ileri ve üstün olması ülküsüdür.”
Source: Türk Ülküsü
“Türkçülük, Türk milliyetçiliğinin adıdır. Kelimenin sonundaki ek, yerine göre, mensupluk, sevgi, taraftarlık gösteren bir ektir. Türkçülük de Türk sevgisi ve taraftarlığı demek olduğuna göre, kelime, yerinde kullanılmıştır. Başka milletlerin Türk taraftarlığı ve Türk sevgisi bu kelime ile ifade olunamaz: Zaten başka milletlerin Türk’ü sevmesi de gerçekten bir sevgiye değil, geçici bir nezakete, çıkara, siyasi zaruretlere işarettir. Türk’ü, gerçek olarak, Türk’ten başkası sevmez.”
Source: Türk Ülküsü
“Türkçülük, Türk soyunun tarihi geleceğine dayanarak, kadın hususunda hür düşüncelidir ve kadına saygı beslemektedir. Ancak, kadının koket derecesine düşmesine de şiddetle karşıdır. Kadına saygı beslemek, onu erkekle kayıtsız şartsız eşit tutmak anlamına gelmez. Tanrı'nın ayrı yarattığı iki cinsi bir tutmak, tabiat yasalarına aykırı bir davranıştır. Kadınların her türlü öğrenimi yapmalarına ve bazı durumlar dışında her mesleğe girmelerine taraftarız. Fakat aile yapısının korunması bakımından kadının her şeyden önce analık ve evdeşlik görevini yapmasını isteriz.”
Source: Türk Ülküsü
“Türkçülüğün, sert bir ahlakı vardır. Türkçü kendisini mühimsemez, alçak gönüllüdür, suç yapmışsa ve yanılmışsa itiraf eder. Geçmişe ve eski değerlere bağlıdır. Eski Türkçüleri devirerek yükselmeyi düşünmez. Kalbi yalnız milletine hizmet etmek duygusu ile vurur. Bencillik davasında değildir. Her dinde ve her ahlak prensibinde kötü olan yalan, iftira gibi küçüklüklerin yanından bile geçmez. Kendisine soykütüğü uydurmaz ve hele babası veya dedesi şüpheli bir çevreden gelmiş birisi ise, bu şüpheyi gidermek için kendisini Anadolu’nun koyu Türk çevrelerinden birisine yamamak teşebbüsüne girişmez.”
Source: Türk Ülküsü
“Türlü türlü cesaret vardır," dedi. "Düşmanlarımıza karşı koymak yürek
ister, ama dostlarımıza karşı koymak da yürek ister.”
Source: Harry Potter and the Sorcerer's Stone
“Tăceau unul lângă altul, mână în mână, lipiţi, orbi, fără de gând, fără trecut şi fără viitor, fericirea fiind splendoarea unui vid perfect ca şi al cerului.”
Source: Lorelei
“Tăcerea cuprinsese locul sălbatic. Crăpau pietrele.”
Source: Groapa
“Tą dieną man pirmą dingtelėjo, kad suaugusieji yra tarpusavyje sudarę sąmokslą prieš vaikus. Užtenka jiems pasakyti žodį, ir vaikas pasmerktas. Tada jau niekas tau nebepadės: nei tavo galios ašaros, bei nuoširdžiausi prisiekinėjimai. Suaugusieji paprasčiausiai nekreipia į tai dėmesio...”
Source: Žuvys nepažįsta savo vaikų