Quotessence
Home / Quotes / Y Quotes

Y Quotes

Browse famous quotes beginning with Y. This page is a child index of the full Popular Quotes A-Z directory.

All Y Quotes

“Yalnızca kısa bir süre, bir an için bu acı dizlerimin bağını öyle çözdü ki, nefessiz, cansız ve sanki ölecekmiş gibi bir duyguyla o banka yığılıp kaldım. Ama dediğim gibi bütün acılar korkaktır, yaşama karşı duyulan aşırı arzu karşısında acı geriler; çünkü yaşama arzusu, düşüncelerimizde var olan ölüm arzusundan çok daha güçlü şekilde bedenimizin her zerresinde mevcuttur.”

“Yalnızca çok tuhaf bir şey yaptığında insanlar senin farkına varıyorlarsa o zaman çok şanslısın! Çok tuhaf bir şey yapmadığın sürece fark edilmeden hayatını keyifle yaşayabilirsin!”

“Yalnızca ölürken yalnızsınızdır. Hayattayken her zaman ilişki içindesinizdir, babanızla, kardeşinizle, dilenciyle, yol işçisiyle, tahsildarla, tüccarla. Her zaman ilişki içindesiniz ve bu ilişkiyi anlamadığınız için çatışma çıkıyor. Başkalarıyla olan ilişkilerinizi anlasanız çatışma çıkmaz, o zaman yalnız yaşama sorunu ortadan kalkar.”

“Yalnızlık, geçmiş hatalarını irdeleyebileceğin ve gelecek için gerekli düzeltmeleri yapacağın en iyi okuldur; daha iyi bir kader yaratman için senin en büyük fırsatındır!”

“Yalnızlığın iki türü vardır: gündelik yalnızlık ve varoluşsal yalnızlık. İlki kişiler arasıdır; diğer insanlardan yalıtılmış olmanın yarattığı acıdır. Bu tür yalnızlık—genellikle yakınlıktan korkma, reddedilme, utanç ya da sevilmeye layık olmadığını hissetme gibi duygularla bağlantılıdır—hepimize tanıdık gelir. Aslında psikoterapide yapılan çalışmaların çoğu, danışanların başkalarıyla daha samimi, besleyici ve kalıcı ilişkiler kurmayı öğrenmelerine yardımcı olmayı hedefler." …. "Yalnızlığın ikinci biçimi olan varoluşsal yalnızlık, daha derindir ve birey ile diğer insanlar arasındaki aşılmaz uçurumdan kaynaklanır. Bu uçurum yalnızca her birimizin hayata tek başına atılmış olması ve yine tek başımıza bu hayattan ayrılacak olmamızdan değil, aynı zamanda her birimizin yalnızca kendimize ait olan ve sadece bizim tarafımızdan tam olarak bilinebilen bir dünyada yaşıyor olmamızdan kaynaklanır.”

“Yam raised an army of sea creatures designed to march on Mount Aqraa, to destroy Baal. He created some of the craziest monstrosities every seen: lobsters rode four-legged tuna like proud cavalry, sword fish infantry marched onward in perfect step, biped whales thundered towards the mountain, while winged sharks provided air support. An elite group of electric eel assassins were armed with both their innate ability to shock in melee combat and throwing star fish for long range skirmishes.”

“Yamamoto sensed a feeling of culmination about the huge success of the first strike, and the same incisive intuition that guided his brilliant moves at the gaming tables told him what the next move on the bridge of Akagi would be. In (Vice Admiral) Nagumo he knew his man. Nagumo had never been committed to the Pearl Harbor mission. He had not been Yamamoto’s choice to command the Striking Force; his assignment was the decision of the Navy Ministry in Tokyo, based on seniority. While the exultation of the officers and sailors on his staff swirled around him, Yamamoto sat quietly. Finally, he fixed a steely gaze on his chief of staff, and in a low, intense voice: “Admiral Nagumo is going to withdraw.”

“Yamamoto was considered, both in Japan and the United States, as intelligent, capable, aggressive, and dangerous. Motivated by his skill as a poker player and casino gambler, he was continually calculating odds on an endless variety of options. He played bridge and chess better than most good players. Like most powerful leaders he was articulate and persuasive, and once in a position of power he pushed his agenda relentlessly. Whether he would push his odds successfully in the Pacific remained to be seen.”

“Yamyamlık gıda amaçlı olabilir (kıtlık döneminde ya da insan etini makbul bulmaktan ötürü); siyasî olabilir (suçluların cezalandırılması ya da düşmanlardan öç almak için); büyü amaçlı olabilir (dinsel bir tapınmaya, ölüler ya da olgunlaşma bayramına bağlı, ya da tarımda bereketi temin etmek için). Ve nihayet, kadim tıbbın ve zannedildiği kadar uzak olmayan bir geçmişte bizzat Avurpa'daki tıbbın pek çok reçetesinin de belgelediği gibi, şifa amaçlı olabilir. Sözünü ettiğim hipofiz zerki ve beyin maddelerinin nakli ve günümüzde yaygın bir uygulama hâline gelmiş olan organ nakillerinin bu son kategoriye girdiğine şüphe yok.”

“Yanagihara's most impressive trick is the way she glides from scenes filled with those terrifying hyenas to moments of epiphany. 'Wasn't it a miracle to have survived the unsurvivable? Wasn't friendship its own miracle, the finding of another person who made the entire lonely world seem somehow less lonely? Wasn't this house, this beauty, this comfort, this life a miracle?' A Little Life devotes itself to answering those questions, and is, in its own dark way, a miracle.”