Y Quotes
Browse famous quotes beginning with Y. This page is a child index of the full Popular Quotes A-Z directory.
“Yalnızca cahil bir adam başka bir cahili akıllı bir adam gibi görebilir!”
“Yalnızca erdemli kişilerdir sevmeye ve nefret etmeye güç yetirebilecek olan.”
Source: Üstad dedi ki
“Yalnızca iki tür insan vardır: Uyuyanlar ve uyanmışlar! Ve sadece iki tür uyuyan vardır: Derin uykuda mutluca uyuyanlar ve karanlıkta uyumaktan yorulmuş, artık uyanmak isteyenler! Ve işte uyanmışların amacı bu uyanmak isteyenlere ışık tutmaktır!”
“Yalnızca insanlardan oluşan bir dünya mümkün olsaydı, dayanılmaz bir şekilde sıkıcı olurdu!”
“Yalnızca iyi ata oynayan bir hükümet yenilik yapamaz”
Source: The Runaway Species: How Human Creativity Remakes the World
“Yalnızca işinde en iyisini yaparak ülkene en iyi hizmet edebilirsin!”
“Yalnızca kendi yolunu aydınlatacak kadar ışığın varsa yeterli ışığın yok demektir, çünkü dünyada kendi yolunu bile aydınlatamayan pek çok insan olduğu için ötekilerin kendi yolundan daha fazlasını aydınlatacak ışığa sahip olmaları gerekir!”
“Yalnızca kendi zamanlarının çok ötesinde olan insanlar kendi zaman dilimlerinde çok derin ve çok akılcı değişimler yaratabilirler!”
“Yalnızca kişiler yollarını kaybetmez, milletler de yollarını kaybeder!”
“Yalnızca kısa bir süre, bir an için bu acı dizlerimin bağını öyle çözdü ki, nefessiz, cansız ve sanki ölecekmiş gibi bir duyguyla o banka yığılıp kaldım. Ama dediğim gibi bütün acılar korkaktır, yaşama karşı duyulan aşırı arzu karşısında acı geriler; çünkü yaşama arzusu, düşüncelerimizde var olan ölüm arzusundan çok daha güçlü şekilde bedenimizin her zerresinde mevcuttur.”
Source: Vierundzwanzig Stunden aus dem Leben einer Frau: Stefan Zweig erzählt die noch einmal aufflackernde Leidenschaft einer fast erkalteten Dame
“Yalnızca muhtelif kitapları okuyarak ve bir bilgi çeşitliliği elde ederek zihnimiz kendisini doğru dürüst geliştirmek için bir yol bulabilir!”
“Yalnızca mutlu bir zihin güzel bir manzaranın güzelliğini görür! Üzgün zihin için her yer kasvetlidir!”
“Yalnızca müstesna yollar müstesna zaferler kazandırır!”
“Yalnızca onurlu insanlar adaletsizliklere karşı direnirler! Geride kalanlar, onursuzlar, kendi gölgelerinden bile korkarlar!”
“Yalnızca sanatçı sanatını hayranlıkla izlemez fakat sanatı da sanatçısını hayranlıkla izler!”
“Yalnızca sığ kişiler bir duygudan kurtulmak için yılların geçmesini beklerler. Kendinin efendisi olan bir insan, nasıl kolayca bir zevk icat edebilirse, acısını da aynı kolaylıkla sona erdirebilir.”
Source: The Picture Of Dorian Gray
“Yalnızca zihinler dünyada tamamen özgür bırakıldıklarında bu evrenin sırları gizlenecek hiçbir yer bulamayacaklardır!”
“Yalnızca çok tuhaf bir şey yaptığında insanlar senin farkına varıyorlarsa o zaman çok şanslısın! Çok tuhaf bir şey yapmadığın sürece fark edilmeden hayatını keyifle yaşayabilirsin!”
“Yalnızca ölüler ölü değildir, özgürlüklerinden yoksun olanlar da ölüdür!”
“Yalnızca ölürken yalnızsınızdır. Hayattayken her zaman ilişki içindesinizdir, babanızla, kardeşinizle, dilenciyle, yol işçisiyle, tahsildarla, tüccarla. Her zaman ilişki içindesiniz ve bu ilişkiyi anlamadığınız için çatışma çıkıyor. Başkalarıyla olan ilişkilerinizi anlasanız çatışma çıkmaz, o zaman yalnız yaşama sorunu ortadan kalkar.”
Source: Yeni Bir Yaşam
“Yalnızca ışığın ve gölgenin buluştuğu yerde hem ışığın hem de gölgenin güzelliğini görebiliriz!”
“Yalnızlık bir bağlamda dürüstlüktür. Dürüstlükle kendinizi genel kitleden ayırır, konformizmden kurtulursunuz.”
Source: Freedom and Destiny
“Yalnızlık, geçmiş hatalarını irdeleyebileceğin ve gelecek için gerekli düzeltmeleri yapacağın en iyi okuldur; daha iyi bir kader yaratman için senin en büyük fırsatındır!”
“Yalnızlık, kendini ziyaret etmen için yoldur, kendine giden yoldur!”
“Yalnızlıkta kavrulduğumuz anları da kucaklamak gerekir,
Aşka boğulduğumuz, sevgiye doyduğumuz zamanlar gibi.
Bitişlere de sarılmak gerekir, başlangıçları sevdiğimiz gibi…”
Source: Sanmasınlar Yıkıldık
“Yalnızlıktaki romantizm gerçek romantizmdir; fakat etrafta başkaları varkenki romantizm şüphelidir çünkü belki de rol yapıyorsundur!”
“Yalnızlıktan zevk almak, yalnızlığa mahkum olma korkusuna engel değildi.”
Source: Büyü Dükkanı
“Yalnızlığı seven karakterler, yalnız yollarda yürürler!”
“Yalnızlığın iki türü vardır: gündelik yalnızlık ve varoluşsal yalnızlık. İlki kişiler arasıdır; diğer insanlardan yalıtılmış olmanın yarattığı acıdır. Bu tür yalnızlık—genellikle yakınlıktan korkma, reddedilme, utanç ya da sevilmeye layık olmadığını hissetme gibi duygularla bağlantılıdır—hepimize tanıdık gelir. Aslında psikoterapide yapılan çalışmaların çoğu, danışanların başkalarıyla daha samimi, besleyici ve kalıcı ilişkiler kurmayı öğrenmelerine yardımcı olmayı hedefler."
….
"Yalnızlığın ikinci biçimi olan varoluşsal yalnızlık, daha derindir ve birey ile diğer insanlar arasındaki aşılmaz uçurumdan kaynaklanır. Bu uçurum yalnızca her birimizin hayata tek başına atılmış olması ve yine tek başımıza bu hayattan ayrılacak olmamızdan değil, aynı zamanda her birimizin yalnızca kendimize ait olan ve sadece bizim tarafımızdan tam olarak bilinebilen bir dünyada yaşıyor olmamızdan kaynaklanır.”
“Yalnızlığın soğuk yüzünden kaçmak isteyen biri, aşkı bir sığınak olarak görüp boşluk hissini onunla doldurmayı arzular.”
Source: Şah. Mat. Aşk.: Bazen bir hamle, bir ömrü değiştirir
“Yalnızlığını her zaman umulmadık iyi bir şeyle, daha önce bilinmedik yeni bir şeyle, henüz olmamış ilginç bir şeyle buluşma fırsatı olarak görmelisin!”
“Yam raised an army of sea creatures designed to march on Mount Aqraa, to destroy Baal. He created some of the craziest monstrosities every seen: lobsters rode four-legged tuna like proud cavalry, sword fish infantry marched onward in perfect step, biped whales thundered towards the mountain, while winged sharks provided air support. An elite group of electric eel assassins were armed with both their innate ability to shock in melee combat and throwing star fish for long range skirmishes.”
Source: Operation Cosmic Teapot
“Yamabudo, the name on the label of the bottles, means "mountain grapes." The specific species is Vitis coignetiae pulliat, a wild grape found throughout Japan and parts of Korea. It can be used to make wine, but here the bottles contain pure unfermented grape juice.”
Source: Vegetables
“Yamamoto sensed a feeling of culmination about the huge success of the first strike, and the same incisive intuition that guided his brilliant moves at the gaming tables told him what the next move on the bridge of Akagi would be. In (Vice Admiral) Nagumo he knew his man. Nagumo had never been committed to the Pearl Harbor mission. He had not been Yamamoto’s choice to command the Striking Force; his assignment was the decision of the Navy Ministry in Tokyo, based on seniority. While the exultation of the officers and sailors on his staff swirled around him, Yamamoto sat quietly. Finally, he fixed a steely gaze on his chief of staff, and in a low, intense voice: “Admiral Nagumo is going to withdraw.”
Source: Diplomats & Admirals: From Failed Negotiations and Tragic Misjudgments to Powerful Leaders and Heroic Deeds, the Untold Story of the Pacific War from Pearl Harbor to Midway
“Yamamoto was considered, both in Japan and the United States, as intelligent, capable, aggressive, and dangerous. Motivated by his skill as a poker player and casino gambler, he was continually calculating odds on an endless variety of options. He played bridge and chess better than most good players. Like most powerful leaders he was articulate and persuasive, and once in a position of power he pushed his agenda relentlessly. Whether he would push his odds successfully in the Pacific remained to be seen.”
Source: Diplomats & Admirals: From Failed Negotiations and Tragic Misjudgments to Powerful Leaders and Heroic Deeds, the Untold Story of the Pacific War from Pearl Harbor to Midway
“Yamashiro also had the opportunity to shoot the beast. He had the vantage point and position. Yet he did nothing. He simply watched the beast move from one man to the next. When it got too much, he closed his eyes.”
Source: The Keeper of My Kin: The Constant Companion Tales
“Yamato: Our moms were close friends who were in the same maternity and gynaecology department, so we've known each other since we were embryos.”
“Yamyamlık gıda amaçlı olabilir (kıtlık döneminde ya da insan etini makbul bulmaktan ötürü); siyasî olabilir (suçluların cezalandırılması ya da düşmanlardan öç almak için); büyü amaçlı olabilir (dinsel bir tapınmaya, ölüler ya da olgunlaşma bayramına bağlı, ya da tarımda bereketi temin etmek için). Ve nihayet, kadim tıbbın ve zannedildiği kadar uzak olmayan bir geçmişte bizzat Avurpa'daki tıbbın pek çok reçetesinin de belgelediği gibi, şifa amaçlı olabilir. Sözünü ettiğim hipofiz zerki ve beyin maddelerinin nakli ve günümüzde yaygın bir uygulama hâline gelmiş olan organ nakillerinin bu son kategoriye girdiğine şüphe yok.”
Source: We Are All Cannibals: And Other Essays
“Yan hated the paintings. The sight of them burned holes into his eyes.
"If they burn holes into your eyes, then you cannot see, and if you cannot see, then what exactly is the problem?”
Source: The Travelers
“Yanagihara's most impressive trick is the way she glides from scenes filled with those terrifying hyenas to moments of epiphany. 'Wasn't it a miracle to have survived the unsurvivable? Wasn't friendship its own miracle, the finding of another person who made the entire lonely world seem somehow less lonely? Wasn't this house, this beauty, this comfort, this life a miracle?' A Little Life devotes itself to answering those questions, and is, in its own dark way, a miracle.”
“Yanardağlıktan emekli olduktan sonra
Gel zaman git zaman şiir ithafkârı olmuştum.
Zamana emir verdim.
Ona dedim ki: Gel zaman!
Zamana emir verdim
Ona dedim ki: Git zaman!
On emri bile olmayan bir yanardağ eskisini kim dinlerdi.”
Source: Pulbiber Mahallesi
“Yancy is actually a Native-American name, but I'm Irish. Go figure.”
“Yandex originated from a company called Arkadia, which created two search programs under the DOS operating system in 1990.”
“Yang ada di antara kita
hanya sentuh, bukan rasa
hanya cium, bukan kata-kata
hanya saat ini, bukan selamanya.”
Source: Lapis Lazuli
“yang aku ada
hanya sebatang pena
tajam runcing;
dengan pena
tajam runcing
kulukiskan engkau
dan kutusukkan
kedua matamu.
(Sebelum Berbuka)”
Source: Kumpulan Puisi: Sehelai Daun Kenangan
“Yang aku lakukan ketika mencintaimu adalah menjaganya
Yang aku berikan saat mencintaimu adalah yang kamu butuhkan
Yang aku hindari darimu adalah yang aku tidak ingin mulai
_wasiman waz”
“Yang aku pelajari saat ini, memberi sakit kepada orang yang kau cintai bukanlah hal yang mudah. Sakit itu akan balik menamparmu.”
Source: Queen: Ingin Sekali Aku Berkata Tidak
“yang aku percaya adalah keseimbangan, tak salah lagi aku selalu mengagumi senja. senja cukup lapang untuk menampung gelap dan cahaya juga duka dan suka secara bersamaan.
tak peduli kebaikan atau keburukanmu, suka atau duka. 1 kesalahan saja kita akan selalu mengingat kesakitan itu, tapi aku tidak. yaa mungkin benar senja menyimpan luka. tapi luka hanya sebuah pernik kecil dari rantai bahagia.
begitulah senja dalam mataku.”
“Yang aku tahu mimpi adalah bunga tidur. Tapi akhir-akhir ini aku baru tahu, ternyata kamulah bunga dalam tidurku. Karena hampir setiap malam aku memimpikanmu.”
“Yang Banu pedulikan hanya kebersamaan dan keutuhan sebagai sebuah keluarga dengan kenangan almarhum ayah yang senantiasa bersama mereka.”
Source: BANU Pewaris Trah Pesantren